Yazı Detayı
27 Temmuz 2016 - Çarşamba 16:14 Bu yazı 798 kez okundu
 
Ankara'nın uzun elini kesin.
İLHAN KARAÇAY
 
 

Hollanda'dan aynı çatlak 
ses bir kez daha yükseldi:

Ankara'nın uzun elini kesin.

Uyumdan Sorumlu Başbakan Yardımcısı Asscher, Türk kuruluşları için yapılacak araştırmanın gecikmesi üzerine topa tutuldu.

Rotterdam'daki gösteride Türk bayraklarına çok kızan bir parlamenter, 'Hollanda, Hollanda olarak kalacak mı?' diye sordu.

Herşey, Motivacation kurumuna 2011 ve 2014 yıllarında Türk gençleri arasında yapılan bir araştırmanın açıklanması sonrasında başlamıştı. Açıklanan araştırmaya göre, Hollanda'da yaşayan Türk gemçlerinin büyük bir çoğunluğu ISİD sempatizanıymış. Türk gençleri aynı amanda uyum konusunda da çok zayıfmış.
Hollanda'daki hiçbir Türk kuruluşunu ve yurttaşlarımızın büyük bir kısmını hiç memnun etmeyen bu araştırma sonucu, Uyumdan Sorumlu Başbakan Yardımcısı Lodewijk Asscher tarafından da soğuk karşılanmıştı. Türklerin tepkisi karşısında hemen bir açıklama yapan Asscher, 'Bu sonuç beni de tatmin etmedi' diyen Asscher, yeni bir araltırma yapılması için RadarAdvies kuruluşuna sipariş verdi.
Asscher, Türk düşmanları tarafından topa tutulmuştu. Bu top atışlarından korkan Asscher, bunun üzerine, çark etti ve Hollanda Diyanet Vakfı (HDV), Mili Görüş Teşkilatı (MGT), Süleymancılar ve Fethullah Gülen grubunun araştırılması talimatını verdi.
Başbakan Yardımcısı Lodewijk Asscher'in, Türkiye kökenli dini oluşumların yeterince şeffaf olmadıkları ve Ankara Hükümeti'nin etkisiyle hareket ettiklerini gündeme getirdi. Bu örgütlerin "paralel toplum" oluşturmasına izin verilemeyeceğini belirten Asscher, mali yapıları ve Türkiye ile ilişkilerinin 5 yıl boyunca yakından izlenmesini istedi.
Asscher'in de yer aldığı İşçi Partisi'nden,Türk kökenli iki milletvekili bu girişime karşı çıktı. Asscher'i basın yoluyla eleştiren Tunahan Kuzu ve Selçuk Öztürk, uyum politikasına ters düştükleri gerekçesiyle partiden ihraç edildiler.
Hollanda Hükümeti'nin, Türkiye kökenli dini oluşumlara yönelik "paralel toplum" araştırması nedeniyle Ankara ve Lahey ilişkilerinde bir gerilim olmuştu.
Türk Dışişleri Bakanlığı, Hollanda'nın Türkiye kökenli dini oluşumların yakından izlenmesi kararını "ırkçılık" olarak değerlendirmişti.
Türk Dışişleri'nin bu açıklaması bu kez, Hollanda Hükümeti tarafından tepkiyle karşıladı.
Lahey yönetimi, Ankara'ya "İç işlerimize karışma" mesajı verdi.
Aşırı sağcı Özgürlük Partisi ise, "İslam'dan arındırılmış bir Hollanda" istedi.
Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Tanju Bilgiç, bu gelişmeler üzerine yaptığı açıklamada, Hollanda'nın tavrını kaygı verici olarak değerlendirmişti.
Bilgiç, Hollanda toplumunun bir parçası olan Türkler'e "Dost ve müttefik bir ülkeye yönelik saldırgan üslup ve ırkçı nitelikteki suçlamaların" kabul edilemeyeceğini bildirmişti. Sözcü Bilgiç, "Mesnetsiz ırkçı saldırıların son dönemde ne maksatla gündeme taşındığını anlamakta güçlük çekiyoruz' diye eklemişti.
Bilgiç, "Hollanda'da Türk toplumunun ayrımcılığa tabi tutulması, yabancı düşmanı, İslamofobik ve ırkçı itham, ifade ve saldırıların hedefi olması, kesinlikle kabul edilemez bir durumdur" demişti.

"Yanlış ve yakışıksız"
Türk Dışişleri Bakanlığı sözcüsünün açıklaması, Hollanda tarafından tepkiyle karşılanmıştı. Başbakan Yarımcısı Lodewijk Ascher, Hollanda'ya yönelik "ırkçı" suçlamasını, "yakışıksız ve gerçek dışı" olarak değerlendirmişti.
Ascher, "Türkiye, demokratik bir tartışma nedeniyle, demokratik seçimle iş başına gelmiş bir hükümete karışamaz" demişti.
Hollanda Dışişleri Bakanı Bert Koenders da, Türk sözcünün açıklaması nedeniyle, Türk Hükümeti nezdinde girişimlerde bulunacağını açıklamıştı.
"Eğer bu sözler gerçekten söylendiyse işimiz var" diyen Koenders, Hollanda'da yaşayan Türkler'in nasıl davranacağına Türk Hükümeti'nin karışamayacağını söylemişti.
İktidarın büyük ortağı Liberal Sağ Parti'li (VVD) Dışişleri Komisyonu Sözcüsü Han ten Broeke de, Ankara'dan açıklama istedi. Ten Broeke, Türk Dışişleri Bakanlığı açıklamsını, "Ankara'nın elinin, kolunun ne kadar uzun olduğunu gösteriyor. Türkler önce kendisine baksın" diye değerlendirmişti.
Hıristiyan Demokrat Parti (CDA), Ankara'nın açıklaması için, "Endişe verici ve tuhaf" yorumunu yapmıştı. CDA, açıklamanın Türkiye - Hollanda ilişkilerine zarar vereceğini dile getirmişti.
Açırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders ise, "Delice ve kabul edilemez bir açıklama" yorumunda bulundu. Wilders, Türkiye'nin Lahey Büyükelçisi'nin derhal Dışişleri Bakanlığı'na çağrılmasını isteyen PVV lideri, özür dilememesi halinde büyükelçinin sınırdışı edilmesi gerektiğini belirtmişti.
Parlamentoda gerçekleştirilen uyum konulu oturumda konuşan PVV Milletvekili Machiel de Graaf da, Hollanda'daki bütün camilerin kapatılmasını istedi.
De Graaf, konuşması boyunca Müslümanlar ve İslam olmadan Hollanda'nın nasıl iyi bir ülke olacağı üzerinde durmuştu.
Müslümanların diğer topluluklara göre daha fazla doğurduğunu söyleyen de Graaf, Hollanda'yı bir "nüfus felaketi" beklediğini ileri sürmüş, Hollanda kültürünün "göç ve rahim yoluyla öldürüldüğünü" iddia ettikten sonrra, "Hollanda'da İslam istemiyoruz" demişti.
Bakan Asscher, daha sonra ziyaret ettiği bir cami ve TNT adlı Türk gençlerinin toplantılarında, sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirtti ve etki altında kaldığı için ikinci araştırma yapılmasının üzerinde fazla durmadı.

TNT (Turks Nederlands Tegengeluid) tarafından organize edilen ve Lodewijk Asscher’ın da konuşmacı olarak katıldığı panelde, geçtiğimiz yıl Türk gençlerinin radikal terorist grupları desteklediği sonucunu çıkaran Motivaction araştırması ele alınmıştı.
Bakan Asscher, “Nasıl oluyor da bu gençler hem okullarda başarılılar hem de Hollanda’da kendilerini evde hmiyorlar? Nasıl oluyor da gençler bir taraftan iyi entegre oluyorlar, diğer taraftan ise sadece kendi çevreleri içerisinde yaşıyorlar? Bu sorular önemli, bunlara cevap bulmamız gerekiyor” demişti.
Başbakan yardımcısı Ascher'in, Türk kuruluşları hakkında yaptıracağını söylediği araştırmanın, bir yıl gecikme ile şimdi başlatıldığına değinen muhalefet partileri ve siyasiler, 'Ankara'nın uzun elini kesin' nidaları atmaya başladılar. Türkler'in, Türkiye'deki siyasi sorunları Hollanda'ya taşımalarından rahatsızlık duyduklarını belirten siyasetçiler, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Hollanda'da Türkler arasında cereyan eden olaylardan örnekler vererek, 'Türkler siyasi rakiplerini tehdit ediyorlar, derneklerine saldırıp yakıyorlar' diyorlar.
*************
Bir yıl önce açıklanan araştırmadan sonra aşağıdaki yorumu yayınlamıştım.

Alın size bir kahpelik daha !!!
İlhan Karaçay

Yine o malum araştırmacılar ve araştırmalar.
Daha doğrusu yine o kahpelikler.
Hollanda’da gündem değiştirilmek istendiği zaman, hemen bir kurum ortaya çıkar ve bir araştırma emri verir. Araştırma, tabii ki dünyanın her yerinde olduğu gibi ‘ısmarlama’ bir araştırmadır. Yani sonucu, sipariş üzerine bir sonuç.
Daha önceleri de defalarca dile getirmiştim. Türkler üzerinde yaptırılmış olan sözde araştırmalardan söz etmiştim.
Yaptıran tabii ki hükümetler, bakanlıklar ve de Derin Devlet’tir.
Yıllar önce J. Dagevos adlı bir araştırmacıyı devereye sokmuşlar ve “Türkler Hollanda’da entegre olmuyor” başlıklı bir rapor hazırlatmışlardı. Ben de bunun üzerine Türkçe ‘Zavallı Dagevos’ , Hollandaca da ‘Arme Dagevos’ başlıklı yorumlar yazmıştım.
Hükümetler, bakanlıklar ve de ‘Derin Devlet’ bu konuda sadece kendi araştırmacılarını değil, içimizdekileri de kullanırlar. Sübvansiyon verdikleri kuruluşlar da sözümona araştırma yaparlar. Yeniden bir polemiğe yol açmamak için isim zikretmiyorum.
Hollanda hükümeti, bizi temsil ettiği söylenen bir kuruluşa bir araştırma için tam 75 bin euro vermişti. ‘Bizim (!)’ kuruluşumuz, yaptırdığı araştırma sonucunda, akraba ve hemşehri evliliklerinin ne kadar sakat olduğunu iddia eden bir sonuç çıkartmıştı. Akraba evliliğine tabii ki biz de ‘hayır’ deriz. Ama bunun çerçevesini genişletip ‘Türkiye’den evlenmeyin’ kampanyasına kadar götürenlere söyleyecek lafımız vardı. Biz lafımızı o zaman söylemiştik.
Bir zamanlar ‘Türk gençleri radikalleşiyor’ başlıklı araştırma raporu açıklanmıştı.
Hollanda’da Ulusal Terörizm ile Mücadele Koordinatörü T.H.J. Tjibbe Joustra, yine yukarılardan aldığı bir talimat doğrultusunda bir araştırma yaptırmıştı.
Aslında araştırmayı yaptıranlar, araştırmayı yapanlara ‘Sonuç şöyle çıksın’ demiyor ama, nasıl bir sonuç beklendiği imasını ortaya koyuyorlar. Araştırmayı yapanlar da, kendilerine bunun için para verenlerin isteği doğrultusunda bir sonuç çıkarmayı zaruri görüyorlar.
O zaman kendisine de ‘Zavallı’ demek ihtiyacı htiğim Joustra’nın hazırladığı rapora karşı, Amsterdam Üniversitesi de b ir araştırma yaptı. Ne var ki bu araştırma sonucunda tokat gibi bir belirleme var: “Türk gençlerinin radikalleşmekte oldukları hakkında bir gözlemimiz olmadı.”
3 yıl önce de ortaya çıkan bir Türk Düşünce Grubu’nun, Türk gençlerinin tehlikeli bir şekilde radikalleşmekte olduğunu iddia eden manifestosu, ‘de Volkskrant’ gazetesinde manşet olmuştu.
Konunun Hollanda medyasında geniş bir şekilde ele alınmasından sonra, Hollanda Güvenlik ve Adalet Bakanlığı hemen bir araştırma talimatı vermişti. Araştırma, Hollanda Güvenlik ve Adalet Bakanlığı Bilimsel Araştırma ve Dokümentasyon Merkezi’nin isteği doğrultusunda Hollanda’daki Türk gençleri üzerine yapılmıştı. Araştırma sonuçları `Hollanda’daki Türk Gençleri neden radikalleşmiyor‘ başlığı ile yayınlanmıştı.
Araştırma sonucunda, Hollanda’daki Türk gençlerinin radikalleşme ve kriminaliteye ilgi duymadıkları ve bu konuda var olan kanaatin doğru olmadığı anlaşılmıştı. Türk gençlerinin, tıpkı yerli Hollandalı gençler gibi istekleri olduğu, bunun yanısıra aşırılıktan etkilenmeyen iyi birer müslüman olmak istedikleri belirtilmişti.
Son olara bir araştırma sonucu daha yayınlandı. FORUM adlı kuruluş Motivaction bürosuna yaptırdığı araştırmada 300 Türk ve 404 Faslı gençle mülakat yapılmış.
Sağlıklı ve doğru olmadığı her aklıselim tarafından hemen anlaşılacak olan bu araştırmaya göre, Türk gençlerinin yüzde 87’si, Arap topraklarındaki cihadist eylemleri tasvip ediyormuş.
Bu da yetmezmiş gibi, Türk gençlerinin yüzde 80’ni, diğer inançlılara karşı yapılan şiddet olaylarını da yanlış bulmuyormuş. Hollanda’daki Türk gençlerinin yine yüzde 87’si IŞİD’e destek veriyormuş. Türk gençleri, Suriye’ye savaşmaya gidenleri de ‘kahraman’ görüyorlarmış.
Araştırmadaki sonuçlar böylesi zırvalarla dolu. Ama ne var ki, Faslı gençlerdeki bu oranlar ise çok daha düşük çıkmış.
Hangi gençlerle konuştu bu araştırmacılar? Fanatik dincilerin doluştuğu bir yere mi uğradılar acaba?
Hollanda Türkiyeli İşçiler Birliği HTİB’nin Başkanı Mustafa Ayrancı ve Amsterdam Türkevi Araştırmalar Merkezi Başkanı Veyis Güngör, bu araştırmaya karşı ilk tepki verenler oldu. Daha sonra da çeşitli kuruluşlar bu araştırma sonucuna tepki gösterdi. Başbakan Yardımcısı Asscher da, bir Türk camisine yaptığı ziyaret sırasında, bu araştırma sonucunun sağlıksız olduğunu söyledi. Başbakan Yardımcısı Asscher’dan, daha sağlıklı bir araştırma yapılması istendi.
Hollanda Güvenlik ve Adalet Bakanlığı Bilimsel Araştırma ve Dokümentasyon Merkezi’nin isteği üzerine daha önce yapılan sağlıklı araştırma sonuçlarına göre, `Hollanda’daki Türk gençleri radikalleşmiyor’.
Bu araştırmaya göre, Hollanda‘daki Türk gençleri içinde yaşadıkları toplumda, sosyal, kültürel ve ekonomik konumlarını toplumun genelinin seviyesine çıkartmak için uğraş vermekteler. İş pazarındaki olumsuzluklara rağmen Türk gençleri eğitim ve mesleki bakımdan ileri konumdalar.
Türk gençlerindeki din algısı, gençlerin radikalleşmeleri ve kriminaliteye bulaşmalarını teşvik etmeyip, tam aksine gençlerin bu tür girişimlere katılmalarını engelliyor. Diğer taraftan Türk toplumundaki sosyal kontrol de gençlerin aşırılığa kaçmalarını önleyen önemli bir faktör. Araştırmada, Türkiye’nin köklü bir seküler İslam geleneğine sahip olduğu, gençlerin ideallerini Hollanda siyasi arenasında gerçekleştirme imkanı buldukları gibi, argümanlara da yer verilmiş. Araştırma sonucunda, Hollanda şartlarının Türk gençlerine ‘iyi bir müslüman’ olabilme olanağı verdiği de belirtiliyor.
Bize, Avrupa’da yaşayan ve bu medeniyete ait olan bireylere ve kurumlara bu dünya görüşünü anlatmak düşmektedir. Bu sadece bir medeniyetin propogandası değil aynı zamanda üzerimize farz olan insani bir görev, sosyal sorumluluk ve küresel misyondur.
Bu saçmalıklara artık bir son verilmelidir. Bir zamanlar, Hollanda’daki Türk medyasının popülerliği hakkında bir araştırma yapılmıştı. Bu araştırma sonucunda ne çıktı biliyor musunuz?
Hollanda’da hiç satılmayan Milliyet, ‘En çok okunan’ gazeteymiş.
İşte, araştırmalar böylesi saçma sonuçlara da imza atıyor.
Pes vallahi!

 
İlhan Karacay'ın fotoğrafı.
 
Etiketler: Ankara'nın, uzun, elini, kesin.,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Şubat 2018
Parlamentoda sağduyulu bir tek Hollandalı yok mu?
778 Okunma.
25 Aralık 2017
Yeni yıla girerken...
3208 Okunma.
26 Kasım 2017
ATA’MIZ YURTDIŞINDA BİR BAŞKA ANILIYOR VE SEVİLİYOR.
280 Okunma.
25 Kasım 2017
KÖYÜMÜZE DÖNMEYECEĞİZ, FADİME’Yİ DE GETİRECEĞİZ...
423 Okunma.
09 Ekim 2017
Tatsız, tuzsuz geçen bir yaz dönemi
657 Okunma.
13 Temmuz 2017
HOLLANDA’YI ELEŞTİRELİM AMA HAKSIZLIK YAPMAYALIM.
643 Okunma.
08 Temmuz 2017
TRT BELGESEL ÇALIŞANI DOSTLARIM KISKANMASINLAR.
334 Okunma.
12 Mart 2017
20 YIL ÖNCE KARAR VERMİŞ VE YAZMIŞTIM: HOLLANDA'YI SEVMİYORUM !
752 Okunma.
05 Mart 2017
HOLLANDA SEÇİMLERİNDE GÜCÜMÜZÜ GÖSTERMENİN TEK YOLU VAR:
2519 Okunma.
28 Şubat 2017
Aaaah içine tükürdüğüm politika ah!
375 Okunma.
14 Şubat 2017
AZİZ VALANTİNE GÜNÜ'NÜZ, YANİ SEVGİLİLER GÜNÜ'NÜZ KUTLU OLSUN !!!
449 Okunma.
26 Aralık 2016
AVRUPA BİRLİĞİ'NİN DAĞILMASI, AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ'NİN DAĞILMASINA BAĞLIDIR.
653 Okunma.
16 Eylül 2016
HOLLANDA’DA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ (!) ve HOLLANDA’DAKİ TÜRK GAZETECİLERE ÇAĞRI.
787 Okunma.
11 Eylül 2016
KAYA MUTLU
423 Okunma.
01 Ağustos 2016
NECMİ TANYOLAÇ AĞABEYİMİZİ ANARKEN...
592 Okunma.
29 Temmuz 2016
BAKALIM BU BİLDİRİ İÇİN DE 'ANKARA'NIN UZUN ELİ' DİYECEKLER Mİ?
729 Okunma.
25 Temmuz 2016
Hollanda basınından Türkiye aleyhindeki yayınlardan örnekler:
828 Okunma.
20 Temmuz 2016
Wikileaks ifşaatından müthiş yorum yapanlar.
814 Okunma.
18 Temmuz 2016
1980'LERİ YENİDEN YAŞIYORUM
710 Okunma.
14 Temmuz 2016
IRKÇILIĞA HEDEF OLMAYAN, IRKÇILIK YAPMAKTA BEİS GÖRMEZ
675 Okunma.
08 Temmuz 2016
SEYRETTİKLERİNİ DEĞİL, SKORA GÖRE YORUM YAPANLAR ÇILDIRTIYOR...
428 Okunma.
07 Temmuz 2016
TURGAY ŞEREN'İN ARDINDAN AĞLIYORUZ...
739 Okunma.
22 Mayıs 2016
TÜRKLÜĞÜMÜ SORGULAYANLARA … IRKÇILIK YAPANLARA...
629 Okunma.
15 Mayıs 2016
EUROVİSİON FOBİSİNDEN KURTULMALIYIZ:
668 Okunma.
10 Nisan 2016
Hollanda Türk diasporası içinde neler oluyor?
780 Okunma.
24 Mart 2016
TARTIŞMASIZ, DÜNYA'YA GELMİŞ EN BÜYÜK FUTBOLCUYDU
642 Okunma.
27 Kasım 2015
KOCAMAN ADAM AĞLAR MI ? BÖYLESİ DOSTLARI VE SEVENLERİ OLURSA AĞLAR TABİİ !!!
1233 Okunma.
14 Kasım 2015
AVRUPALI'NIN CANI CAN DA, TÜRK'ÜN CANI PATLICAN MI?
774 Okunma.
12 Eylül 2015
BATIDA DEGİŞEN BİR ŞEY YOK
935 Okunma.
07 Eylül 2015
TAHAMMÜLSÜZ HOLLANDALILAR HER ŞEYE TAHAMMÜL EDERLER AMA TÜRKLER'E YANİLGİYE HAYIR
711 Okunma.
06 Eylül 2015
FENERNAHÇEM BENİM...
649 Okunma.
19 Haziran 2015
DEMİREL’E VEDA EDERKEN
1091 Okunma.
17 Haziran 2015
SÜLEYMAN DEMİREL İLE ANILARIM
810 Okunma.
10 Şubat 2015
MÜZEYYEN SENAR'IN ARDINDAN
1325 Okunma.
19 Aralık 2014
Avrupa gerçeği
1127 Okunma.
22 Ağustos 2014
Sandığa gidemeyen seçmene kızmayalım
1956 Okunma.
Haber Yazılımı