Yazı Detayı
12 Eylül 2015 - Cumartesi 09:53 Bu yazı 997 kez okundu
 
BATIDA DEGİŞEN BİR ŞEY YOK
İLHAN KARAÇAY
mardintoplumsaldayanisma@hotmail.com
 
 

BATIDA DEGİŞEN BİR ŞEY YOK

HABER'in Genel Yayın Yönetmeni İbrahim Karaman çok ilginç bir insandır. Daha doğrusu, çok araştırmacı bir yapıya sahiptir. Gazetesini hazırlamadan önce tüm planlarını kağıda döker. Bir yığın haberin içinden, hangi haberin manşet, hangi haberin sürmanşet olacağını saptar. Daha sonra da gazetesinin yazarlarına bunları aktarır ve 'Bu ayki yazınızı isterseniz bu iki haber ile bağlantılı yazın' diye mesaj geçer.
Ben de her defasında, 'Genel Yayın Yönetmenimiz bu ay şu konuyu işlememizi istemiş'
notuyla yazarım. Karaman'ın yaptığı bir zoraki yönlendirme değildir. Manşet veya sürmanşet yapacağı haberlere renk katmaktır asıl isteği. Ben şahsen bu isteğe hep saygı duyarım ve istenileni de yaparım.
Karaman bu defa, 'Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok' başlığını bulmuş. Bu başlık, Alman yazar Erich Maria Remarque'nin yazdığı 'Im Westen Niecht Neues' başlıklı kitabın Türkçesidir.
Karaman'ın, HABER'deki ikinci ana konusu, Avrupa'da kimlik bunalımını aşamamış olan Türk gençleri ile son günlerdeki mülteci sorunu. 
Öncelikle ifade edeyim ki, 'Batı Cephesinde Yeni Bir Şey Yok' kitabını okumadım. 
Ama bu kitap ve yazarı hakkındaki haberleri hatırlıyorum.
Yazar Remarque, birinci dünya savaşında 19 yaşında bir delikanlı idi. Yazdığı gerçekler nedeniyle ülesinde vatan haini olarak ilan edilmek istendi. 
Gerçek adı Erich Paul Kramer olan yazar, daha sonra annesinin adı olan Maria’yı Paul'un yerine koymuş, ve ardından da Kramer’in tersten okunuşu olan Remark’ı soyad olarak seçmiş. Remark’ı da, Fransız kökenine işaret etmek için 'Remarque' olarak değiştirmiştir
Şimdi, benim de yapacağım gibi, bu kitabı hemen bulalım ve okumaya başlayalım. Okuyalım ki, bugün bizleri de çok korkutmakta olan savaşın ne kadar acımasız ve yıkıcı olduğunu daha iyi anlayalım.
Birinci Dünya Savaşı sırasında, yani 100 yıl önce Batı ne idiyse, bugün de aynısıdır. Yani bugün de Batı'da yeni bir şey yok. Hatta bugünki durum daha da feci. Silah tüccarları ortalığı karıştırmaya devam ediyorlar. Irak'ı, Libya'yı, Mısır'ı ve Suriye'yi karıştırdılar. Saddam ve Kaddafi yok edildi. Mubarek de kızağa çekildi ama yerine adam bulunamadı. Suriye'de Esad'ı yıkamadılar. Aslında bu da planlı bir hareket. Daha fazla silah satılması için uzatmaları oynatıyorlar.
Irak'ta Saddam döneminde demokrasi yoktu ama halk refah bir şekilde yaşıyordu. Libya'da da durum aynıydı. 'Demokrasiyi getireceğiz' diye bu ülkeleri karıştıran Batı'nın kötü amacını hala anlamayanlara ne demeli acaba?
Haklı veya haksız, devletlerinden memnun olmayan ülke halklarını bölerek, bir bölümü silahla besleyen Batı, bu sayede korku yaratıyor ve diğer ülkelere de silah satıyor. Böylece de Batı'da değişen bir şey olmuyor.
Batı'nın yarattığı kargaşalardan sonra ülkelerinden göçe zorlanan insanların başlarına geleni kahrolarak seyrediyoruz. 
Frankeştayn yöntemi ile yaratılan IŞİD'e silahların nereden gittiğini tahmin etmek o kadar zor mu?
İyi de, bu IŞİD'e dünyanın dört bir yanından gönüllü olarak katılan gençlere ne demeli?
O zaman şunu rahatça söyleyebilmemiz gerekiyor: Batı'da nasıl ki değişen bir şey yoksa, Doğu'da da değişen bir şey yoktur.
Böyle olunca da, musibet bizi her zaman takip edecektir.
İkinci konuya gelince:
Batı'da yaşayan Türk gençlerinin kimlik bunalımını hala aşamamış oldukları söyleniyor. Bana göre bu 10 yıl öncesine kadar böyleydi. Ama son 10 yılda gençlerimizin çifte kimlikle her zorluğun üstesinden geldiklerini gözlemliyorum. Doğrudur, Batı'daki Türkler'e siyasetçilerimiz ve bürokratlarımız değer vermiyorlar ve ciddiye de almıyorlar. Ama aynı gençler sorunlarını çözmekte de başarılı oluyorlar. Türkiye'ye dönenler kendilerine rahatça iş bulabiliyorlar. (Bulamayanların hikayesi ayrı tabii) Batılı devletler bu dönüşten hiç de memnun değiller. Eğitilmiş genç sıkıntısı çeken Batı ülkeleri, Türk gençlerini kaçırmamak için çareler arıyorlar.
Yukarıda yazdıklarım naçizane benim görüşlerimdir. Genel Yayın Yönetmenimiz İbrahim Karaman, bu konudaki haberde hangi iddia ve gerçekleri ortaya serecek bilemiyorum ama, benim bu konuda saptayabildiklerim yukarıda yazdıklarım doğrultusundadır.
Hollanda siyasetinde yer almış olan binlerce Türk genci arasında, yüzlercesi Belediye Meclisleri ve İl Genel Meclisleri'ne, onlarcası da milletvekili olarak parlamentoya girmişlerdir. Yüzlerce gencimiz devlet kurumlarında memur olarak yer almaktadır. Yüzlerce gencimiz büyük holdinglerde üst düzey koltuklara oturmuşlardır. Binlerce gencimiz iş dünyasında büyük bir başarıya imza atmışlardır. Durum böyle olunca, 'Ah gençlerimiz, vay gençlerimiz' diye ağlaşmanın bir anlamı olmayacaktır. 
Gurbetçi Türkler'in sorunları daha çok bizim devletimizledir. Türkiye'ye göç etmiş olan Suriyeli'ye triptik yerine geçici otomobil plakası veren devletimiz, gurbetçi Türk'e neden geçici plaka vermemektedir? Onyıllardır Türkiye'yi dövize boğan Türkler'in çocukları neden hala askerlik zorunluluğu yaşamaktadır? Askerlik yapmaktan kurtulmaları için Türk gençlerinden neden para alınmaktadır? Yaşlanmış olan ve anavatana dönmüş olan Türkler için, bakım yurtları kurmak çok zor mudur?
Batı'da yaşayan Türkler'in, kendi devletlerine ilişkin olarak daha pek çok derdi vardır. Öncelikle bu dertlerin ortadan kalkması lazımdır.
Bakmayın siz Wilders gibi ırkçıların havlamalarına. İnanın, Wilders ve gibileri sadece havlarlar ama ısıramazlar. Wilders ve gibileri iktidara gelseler dahi ısıramazlar. Zira gerçekler ile söylemler arasında çok büyük farklılıklar vardır.
Batı'nın, Orta Doğu'da ve gelişmekte olan ülkelerde hazırladıkları tezgahları biliyoruz artık. Aynı Batı'nın Türkiye üzerindeki oyunlarını da biliyoruz. Türkiye gerçekten çok zor günler geçiriyor. İnşallah sorunsuz bir seçim geçiririz ve sorunsuz bir hükümet kurarız.
Sorunların çözümü için akıllı olmak şarttır ama, biz yine de duamızı eksik etmeyelim.

 
Etiketler: BATIDA, DEGİŞEN, BİR, ŞEY, YOK,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Mart 2018
İlhan KARAÇAY'dan Hollandalı futbolcu Elia'ya mektup
2215 Okunma.
13 Mart 2018
Bir bardak suda fırtına koparmak buna denir işte!
678 Okunma.
09 Mart 2018
Türkiye-Hollanda gerginliğini körüklemeyelim.
1140 Okunma.
23 Şubat 2018
Parlamentoda sağduyulu bir tek Hollandalı yok mu?
1812 Okunma.
25 Aralık 2017
Yeni yıla girerken...
3345 Okunma.
26 Kasım 2017
ATA’MIZ YURTDIŞINDA BİR BAŞKA ANILIYOR VE SEVİLİYOR.
368 Okunma.
25 Kasım 2017
KÖYÜMÜZE DÖNMEYECEĞİZ, FADİME’Yİ DE GETİRECEĞİZ...
514 Okunma.
09 Ekim 2017
Tatsız, tuzsuz geçen bir yaz dönemi
742 Okunma.
13 Temmuz 2017
HOLLANDA’YI ELEŞTİRELİM AMA HAKSIZLIK YAPMAYALIM.
753 Okunma.
08 Temmuz 2017
TRT BELGESEL ÇALIŞANI DOSTLARIM KISKANMASINLAR.
402 Okunma.
12 Mart 2017
20 YIL ÖNCE KARAR VERMİŞ VE YAZMIŞTIM: HOLLANDA'YI SEVMİYORUM !
863 Okunma.
05 Mart 2017
HOLLANDA SEÇİMLERİNDE GÜCÜMÜZÜ GÖSTERMENİN TEK YOLU VAR:
2617 Okunma.
28 Şubat 2017
Aaaah içine tükürdüğüm politika ah!
449 Okunma.
14 Şubat 2017
AZİZ VALANTİNE GÜNÜ'NÜZ, YANİ SEVGİLİLER GÜNÜ'NÜZ KUTLU OLSUN !!!
553 Okunma.
26 Aralık 2016
AVRUPA BİRLİĞİ'NİN DAĞILMASI, AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ'NİN DAĞILMASINA BAĞLIDIR.
770 Okunma.
16 Eylül 2016
HOLLANDA’DA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ (!) ve HOLLANDA’DAKİ TÜRK GAZETECİLERE ÇAĞRI.
908 Okunma.
11 Eylül 2016
KAYA MUTLU
531 Okunma.
01 Ağustos 2016
NECMİ TANYOLAÇ AĞABEYİMİZİ ANARKEN...
651 Okunma.
29 Temmuz 2016
BAKALIM BU BİLDİRİ İÇİN DE 'ANKARA'NIN UZUN ELİ' DİYECEKLER Mİ?
837 Okunma.
27 Temmuz 2016
Ankara'nın uzun elini kesin.
871 Okunma.
25 Temmuz 2016
Hollanda basınından Türkiye aleyhindeki yayınlardan örnekler:
943 Okunma.
20 Temmuz 2016
Wikileaks ifşaatından müthiş yorum yapanlar.
905 Okunma.
18 Temmuz 2016
1980'LERİ YENİDEN YAŞIYORUM
803 Okunma.
14 Temmuz 2016
IRKÇILIĞA HEDEF OLMAYAN, IRKÇILIK YAPMAKTA BEİS GÖRMEZ
765 Okunma.
08 Temmuz 2016
SEYRETTİKLERİNİ DEĞİL, SKORA GÖRE YORUM YAPANLAR ÇILDIRTIYOR...
461 Okunma.
07 Temmuz 2016
TURGAY ŞEREN'İN ARDINDAN AĞLIYORUZ...
778 Okunma.
22 Mayıs 2016
TÜRKLÜĞÜMÜ SORGULAYANLARA … IRKÇILIK YAPANLARA...
675 Okunma.
15 Mayıs 2016
EUROVİSİON FOBİSİNDEN KURTULMALIYIZ:
755 Okunma.
10 Nisan 2016
Hollanda Türk diasporası içinde neler oluyor?
855 Okunma.
24 Mart 2016
TARTIŞMASIZ, DÜNYA'YA GELMİŞ EN BÜYÜK FUTBOLCUYDU
702 Okunma.
27 Kasım 2015
KOCAMAN ADAM AĞLAR MI ? BÖYLESİ DOSTLARI VE SEVENLERİ OLURSA AĞLAR TABİİ !!!
1309 Okunma.
14 Kasım 2015
AVRUPALI'NIN CANI CAN DA, TÜRK'ÜN CANI PATLICAN MI?
844 Okunma.
07 Eylül 2015
TAHAMMÜLSÜZ HOLLANDALILAR HER ŞEYE TAHAMMÜL EDERLER AMA TÜRKLER'E YANİLGİYE HAYIR
787 Okunma.
06 Eylül 2015
FENERNAHÇEM BENİM...
723 Okunma.
19 Haziran 2015
DEMİREL’E VEDA EDERKEN
1160 Okunma.
17 Haziran 2015
SÜLEYMAN DEMİREL İLE ANILARIM
899 Okunma.
10 Şubat 2015
MÜZEYYEN SENAR'IN ARDINDAN
1420 Okunma.
19 Aralık 2014
Avrupa gerçeği
1213 Okunma.
22 Ağustos 2014
Sandığa gidemeyen seçmene kızmayalım
2018 Okunma.
Haber Yazılımı