Yazı Detayı
09 Temmuz 2017 - Pazar 16:37 Bu yazı 2194 kez okundu
 
BİR KANUN MADDESİNİ SÜRYANİ KARDEŞLERİMİZ İÇİN DEĞİŞTİREMEZMİYİZ?
MEHMET ŞERİF ÖTER
mardintoplumsaldayanisma@hotmail.com
 
 

BİR KANUN MADDESİNİ SÜRYANİ KARDEŞLERİMİZ İÇİN DEĞİŞTİREMEZMİYİZ?

 

 

Mardin ilimizde ve ilçelerinde yaklaşık 3000 civarında Süryani yaşadığı tahmin edilmektedir. Dört bin yıldır Mezopotamya’da yaşayan Süryaniler Mardin ve bölgenin kadim halklarındandır.

 

Süryaniler binlerce yıldan beri yaşadıkları bu topraklarda birçok eser üretmişler,değer katmışlar. Süryani halkı bu topraklarda yaşadıkları süre boyunca var olan hiçbir değere zarar vermemişler, yıkmamışlar, bozmamışlar ve hiç bir şeyi yağmalamamışlar.

 

Mardin ilimizin büyükşehir statüsüne kavuşmasıyla yasal prosedür gereği Süryanilere ait Manastır, kilise ve tarihi değere sahip 30 civarında kültürel varlıkları önce hazine daha sonra diyanet işlerine devredildi. Diyanete devir daha sonra iptal edildi. Şuan Süryanilere ait manastır, kilise ve diğer kültürel varlıklar resmi belge üzerinde hazine malı gözüküyor.

 

21 yüzyılda bu çağda bu karar Türkiye Cumhuriyetine yakışmıyor.

 

2013 Yılında cumhur başkanımız sayın Recep Tayip Erdoğan” Mor Gabriel Manastırı’nın arazisini iade ediyoruz. Böylece bir haksızlığı gideriyor, Süryani Vatandaşlarımıza önemli bir haklarını teslim ediyoruz.” Derken, şimdi bu noktaya gelinmiş olması üzücü.

 

Mardin’in değeri olan Süryanilere  ait Manastır, kilise ve diğer tarihi kültürel varlıklarının gerekli yasal düzenlemeyle geri verilmesi için mücadele vermek herkesten çok başta Mardinli siyasetçilerimize düşüyor. Çünkü her toplantıda, konferanslarda, panellerde, vs. konuşmalarda Mardin’in çok dinli, çok dilli ve farklı kültürlüğünü dile getirerek övünülüyor. Şimdi soruyorum Mardin de bir avuç kalmış Süryani kardeşlerimize ait 400 yıl ve 1630 yıl arasında tarihi ve dini değeri bulunan varlıklarını hazineye devretmek Süryanilerde ne tür kırgınlık ve üzüntü yarattığını düşünebiliyor muyuz acaba? Unutulmamalıdır ki Mardin’in turizm potansiyeline Süryanilere ait Dini ve tarihi varlıkların katkısı çok büyük olduğu gibi Mardin ilimizin başta Avrupa olmak üzere tüm dünyada tanıtımına ve Mardin ekonomisine önemli  katkı sağlamaktadır.

 

Müslümanlar olarak kendimizi onların yerine koyarak Tüm Mardin halkı bu konuda Süryani kardeşlerimize sahip çıkmalıyız. Bu konuda Başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, Hükümetimize,mecliste temsil edilen ve meclis dışındaki tüm siyasi partilerimizin nezdinde girişimlerde bulunmak insani ve birlikte yaşamanın temel gereğidir.

 

Mardin yerelde Kürtçe biz söz var. Deniliyor ki (HER GO SÜYANİ ÇUN BEREKETJİ PER ÇU) Türkçesi Mardin de  Süryaniler azaldıkça bereket azaldı…

Kalan bir avuç Süryani’ye sahip çıkmak sözle olmamalı samimiyetimizi bu konuda icraatla göstermeliyiz.

Peygamberimiz HZ. MUHAMMED’İN SÜRYANİLERE VERDİĞİ AHİDNAME-EMMANNAME

 

Müslümanlığın ortaya çıkmasından sonra Müslümanlarla Süryanilerin ve Hıristiyanların ilişkileri, “Emanname”ler (Emanet Belgesi- Vasiyetname) ile yazılı kurallara dönüştürülmüştü. Bu emannamelerin en önemlisi, Allah’ın Resul’ü Muhammed İbn-i Abdullah İbn-i Abdulmuttalip’in zımmi Nasrani Süryanilere verdiği emannamedir. Aslı Mardin Deyrulzafaran Manastırı’nda büyük bir itinayla korunmaktadır. Deyrulzafaran’da saklı emanname Arapça yazılmıştır.. Bu Ahidname aynen şöyle başlamaktadır:

 

“BİSMİLLAH-İ EL- RAHMANİ RAHİM VELHAMDÜ LİLAH-İRAB-ÜL ÂLEMİN VE BİHİ NÜSHAİN-AMİN 

 

 

Allah’ın Resul’ü Muhammed İbn-i Abdullah İbn-i Abdülmuttalib’in verdiği Ahidnamenin Suretidir ki; Mısır’daki Kıptiler ve diğer ülkelerdeki Nasrani Cemaatlere verilmek üzere kaleme alınmıştır.

 

Bu ahid tarafımdan, nerede ikamet ederlerse etsinler bütün zımni Nasrani Süryanilere verildi. Bizlerden onlara koruma vardır, bizim onları gözetmemiz Allah içindir. Çünkü onlar Allah’ın yeryüzündeki emanetidir ve İncil’de, Tevrat’ta, Zebur’da indirileni korumaktadırlar. Biz Aziz Allah tarafından onları korumakla emredildik. Bütün bölgelere hükmeden Müslüman emirler, valiler, sultanlar ve İslam dininin fakihlerine emir verilmektedir ki; bunu anladıktan sonra doğudan-batıya, güneyden-kuzeye kadar Nasrani dininden kimseye baskı yapmamakla mükelleftirler. Bu husus sıkı bir şekilde teyit edilmiştir. Onların gözetilmesi hususunu Allahu Teala için emrettik. Bütün Nasraniler için emrettiğimiz bu ahidnameyi ihlal eden, hiçe sayan ve ahidnameye muhalefet eden, terk eden ve söylediklerimizin aksini yapan, Allah’ın akdi ve misakını fesheden, ihlal eden ve hor görenler, ümmetimden hâkimler tarafından cezalandırılacaktır. Onların himayesini kendi üzerime alıyorum. Benden istedikleri ahid; Allah’ın vacib ettiği ve onlara misak vermek için gönderilen bütün enbiya, evliya ve asfıye’ye, önceki ve sonraki tüm Müslümanlara saygı olarak verilen bir ahidnamedir. Benim ahdim ve misakım Aziz Allah’ın ahdidir.“ 

 

Bu Ahidname 6 Metre uzunluğundadır. Şu sözlerle bitmektedir: “Bu ahidnameyi Ebu Talib b. Ahmet ceylan derisi üzerine, emir sahibinin emriyle üç nüsha olarak yazmıştır. Birisi memleket sultanının meclisinde, günümüze kadar korunmaktadır. Diğer iki nüsha; çölde olan rahiplerin yanındadır. Bunlar zikredilen emir sahibinin emriyle mühürlenmiştir.”

 

Görüldüğü gibi Süryanilere ve onların her türlü haklarına sahip çıkmak,saygı göstermek İslam dinimizin ve peygamber efendimizin vasiyetinin bir gereğidir.

 

Bu Ülkenin Meclisi Pop sanatçısı Tarkan için bile bir yasal değişiklik yaptığı söylendi. 

 

                          Şimdi binlerce yıl birlikte yaşadığımız Süryani kardeşlerimizin malları, hakları olan Manastırlar,Kilise ve diğer tarihi kültürel değerlerini kendilerine iade için değişiklik yaparsa inanıyorum tüm siyasi partiler ve Mecliste bulunan Milletvekillerimiz EVET diyecektir.

 

Eğer bu konuda yakın zamanda gerekli düzenlemeler yapılmazsa Mardinli Bir sivil toplum temsilcisi olarak Birlikte yaşamanın ve kardeşliğin gereği olarak duyarlı dost ve arkadaşlarımla kampanya başlatacağımızı buradan ilan ediyorum.

 

 
Etiketler: BİR, KANUN, MADDESİNİ, SÜRYANİ, KARDEŞLERİMİZ, İÇİN, DEĞİŞTİREMEZMİYİZ?,
Yorumlar
Haber Yazılımı