Yazı Detayı
19 Haziran 2015 - Cuma 08:14 Bu yazı 1092 kez okundu
 
DEMİREL’E VEDA EDERKEN
İLHAN KARAÇAY
 
 

DEMİREL’E VEDA EDERKEN

Bazı devlet adamları için kendi kader çizgileriyle ülkelerinin kader çizgisi birbirinden ayrı düşünülemez. Bu siyasetçilerin şahsi serüvenleri büyük ölçüde ülkenin tarih içindeki yolculuğuyla iç içe girer, birbirini etkiler, yönlendirir.

Dün kaybettiğimiz Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in serüveni bundan tam 91 yıl önce Isparta’nın elektriği olmayan, gaz lambası ile aydınlatılan bir köy evinde başlamıştı. Bu serüven, onu İstanbul Teknik Üniversitesi’nden yüksek mühendis olarak mezuniyetine, oradan bürokrasiye, Başbakanlığa ve ardından ülkenin en üst makamı Cumhurbaşkanlığına kadar taşıdı.

Demirel, geçen yıl İslamköy’de kendi adını taşıyan Demokrasi ve Kalkınma Müzesi’nin açılışında yaptığı konuşmada, geldiği noktayı Atatürk’e ve Cumhuriyet’e borçlu olduğunu söylemişti. Onun yaşam öyküsü, Cumhuriyet’in, mütevazı sosyal dokuların içinden gelen insanların önünü açıp, onları yukarıya taşıyarak, ülkenin beşeri sermayesini seferber etmekte gösterdiği başarının da öyküsüdür.


*****


Demirel’in yaşam çizgisi, özellikle siyasete girdikten sonra Türkiye’nin yakın tarihinin iniş çıkışlı güzergâhında seçim zaferleri, yenilgileri, askeri darbeler, tutukluluk günleri, yasaklar ve iktidar mücadeleleriyle yoğrulup şekillenmiştir.

Özellikle 1970’li yıllarda 1980 askeri müdahalesine giden süreçte Türkiye’nin üzerine çöken talihsiz kutuplaşma ve cepheleşme döneminde yaşanan büyük savrulmanın başat aktörlerinden biri olmuştur Demirel.

Gelgelelim bu savrulma, özellikle 1990’lı yılların başından itibaren yerini önemli bir evrime bırakmıştır. 1991’de kurulan DYP-SHP koalisyonu, sergilediği örnek uyum ve uzlaşı kültürüyle demokrasimiz için önemli bir olgunluk sınavı olmuştur. Bu koalisyon, Türkiye’de merkez sağ ile merkez solun pekâlâ el sıkışıp ülkeyi birlikte yönetebileceklerini göstermesi bakımından tarihi bir uzlaşıyı simgelemiştir.


*****


DEMİREL’in bundan sonra 1993’te başlayan Cumhurbaşkanlığı dönemi bu uzlaşı ikliminin devamı olarak görülebilir. Bu dönemde özellikle 28 Şubat’ta demokratik rejimin bir kazaya uğramasını önlemekte Demirel’in oynadığı rol muhtemelen ileride daha iyi anlaşılacaktır.
Toplumun geçmişte kendisine mesafeli duran, eleştirel bakan kesimlerinin önemli bir bölümünün sempatisini, güvenini kazanabilmiş olması, belli bir konsensusu temsil etmesi Demirel’in Cumhurbaşkanlığı döneminin önemli bir artısıdır.
Geriye bıraktığı mirasın çok değerli bir yönü, şahsında buluşturduğu değerlerin birlikteliğinde yatıyor. O, bu toprakların insanıydı, Anadolu’nun bağrından çıkan mütedeyyin, muhafazakâr anlayışın temsilcisiydi. Bu yönüyle Anadolu’yu, geleneği temsil ediyordu ama aynı zamanda bu çizginin Cumhuriyet değerleriyle, modern dünyanın gerekleriyle çatışmadığını şahsında etkileyici bir şekilde kanıtlıyordu.


*****


Ve bu mirasta onun demokrasi anlayışı da önemli bir yer tutuyor. Demirel, çoğulculuğu ve açık toplum idealini içselleştirmiş, eleştiriye, farklı görüşlere gösterdiği tahammül ile ifade özgürlüğünü yücelten bir kimlikle karşımıza çıkıyor. Renkli kişiliğiyle, kendisini hicveden karikatüristlerin de yakın dostuydu.

Hatalarına gelince...

Yaşamının büyük bir bölümü ülkenin geçirdiği çalkantıların içinde seyreden bir siyasetçi olarak Demirel’in eleştiriyi hak eden pek çok kararı, icraatı, söylemi bulunabilir, bunların uzun bir listesi çıkarılabilir. Muhtemelen bu yönleri bundan sonra da tartışılmaya devam edecektir.

Son tahlilde insanlar günahları ve sevaplarıyla, artıları ve eksileriyle birlikte değerlendiriliyor. Tarihe mal olmuş her büyük devlet adamı gibi onun hakkındaki en doğru hükmü de kuşkusuz tarih verecek. Bugün söyleyebileceğimiz, Cumhuriyet’in yetiştirdiği en önemli devlet adamlarından birini kaybetmiş olduğumuzdur.

Süleyman Demirel’in yeni mekânında Büyük Türkiye’yi düşlemeye devam edeceğinden şüphemiz yok.

 
Etiketler: DEMİREL’E, VEDA, EDERKEN,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
23 Şubat 2018
Parlamentoda sağduyulu bir tek Hollandalı yok mu?
780 Okunma.
25 Aralık 2017
Yeni yıla girerken...
3208 Okunma.
26 Kasım 2017
ATA’MIZ YURTDIŞINDA BİR BAŞKA ANILIYOR VE SEVİLİYOR.
280 Okunma.
25 Kasım 2017
KÖYÜMÜZE DÖNMEYECEĞİZ, FADİME’Yİ DE GETİRECEĞİZ...
423 Okunma.
09 Ekim 2017
Tatsız, tuzsuz geçen bir yaz dönemi
657 Okunma.
13 Temmuz 2017
HOLLANDA’YI ELEŞTİRELİM AMA HAKSIZLIK YAPMAYALIM.
643 Okunma.
08 Temmuz 2017
TRT BELGESEL ÇALIŞANI DOSTLARIM KISKANMASINLAR.
334 Okunma.
12 Mart 2017
20 YIL ÖNCE KARAR VERMİŞ VE YAZMIŞTIM: HOLLANDA'YI SEVMİYORUM !
752 Okunma.
05 Mart 2017
HOLLANDA SEÇİMLERİNDE GÜCÜMÜZÜ GÖSTERMENİN TEK YOLU VAR:
2519 Okunma.
28 Şubat 2017
Aaaah içine tükürdüğüm politika ah!
376 Okunma.
14 Şubat 2017
AZİZ VALANTİNE GÜNÜ'NÜZ, YANİ SEVGİLİLER GÜNÜ'NÜZ KUTLU OLSUN !!!
449 Okunma.
26 Aralık 2016
AVRUPA BİRLİĞİ'NİN DAĞILMASI, AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ'NİN DAĞILMASINA BAĞLIDIR.
653 Okunma.
16 Eylül 2016
HOLLANDA’DA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ (!) ve HOLLANDA’DAKİ TÜRK GAZETECİLERE ÇAĞRI.
787 Okunma.
11 Eylül 2016
KAYA MUTLU
424 Okunma.
01 Ağustos 2016
NECMİ TANYOLAÇ AĞABEYİMİZİ ANARKEN...
592 Okunma.
29 Temmuz 2016
BAKALIM BU BİLDİRİ İÇİN DE 'ANKARA'NIN UZUN ELİ' DİYECEKLER Mİ?
730 Okunma.
27 Temmuz 2016
Ankara'nın uzun elini kesin.
798 Okunma.
25 Temmuz 2016
Hollanda basınından Türkiye aleyhindeki yayınlardan örnekler:
828 Okunma.
20 Temmuz 2016
Wikileaks ifşaatından müthiş yorum yapanlar.
814 Okunma.
18 Temmuz 2016
1980'LERİ YENİDEN YAŞIYORUM
710 Okunma.
14 Temmuz 2016
IRKÇILIĞA HEDEF OLMAYAN, IRKÇILIK YAPMAKTA BEİS GÖRMEZ
675 Okunma.
08 Temmuz 2016
SEYRETTİKLERİNİ DEĞİL, SKORA GÖRE YORUM YAPANLAR ÇILDIRTIYOR...
429 Okunma.
07 Temmuz 2016
TURGAY ŞEREN'İN ARDINDAN AĞLIYORUZ...
739 Okunma.
22 Mayıs 2016
TÜRKLÜĞÜMÜ SORGULAYANLARA … IRKÇILIK YAPANLARA...
629 Okunma.
15 Mayıs 2016
EUROVİSİON FOBİSİNDEN KURTULMALIYIZ:
668 Okunma.
10 Nisan 2016
Hollanda Türk diasporası içinde neler oluyor?
780 Okunma.
24 Mart 2016
TARTIŞMASIZ, DÜNYA'YA GELMİŞ EN BÜYÜK FUTBOLCUYDU
642 Okunma.
27 Kasım 2015
KOCAMAN ADAM AĞLAR MI ? BÖYLESİ DOSTLARI VE SEVENLERİ OLURSA AĞLAR TABİİ !!!
1233 Okunma.
14 Kasım 2015
AVRUPALI'NIN CANI CAN DA, TÜRK'ÜN CANI PATLICAN MI?
774 Okunma.
12 Eylül 2015
BATIDA DEGİŞEN BİR ŞEY YOK
935 Okunma.
07 Eylül 2015
TAHAMMÜLSÜZ HOLLANDALILAR HER ŞEYE TAHAMMÜL EDERLER AMA TÜRKLER'E YANİLGİYE HAYIR
712 Okunma.
06 Eylül 2015
FENERNAHÇEM BENİM...
649 Okunma.
17 Haziran 2015
SÜLEYMAN DEMİREL İLE ANILARIM
810 Okunma.
10 Şubat 2015
MÜZEYYEN SENAR'IN ARDINDAN
1326 Okunma.
19 Aralık 2014
Avrupa gerçeği
1127 Okunma.
22 Ağustos 2014
Sandığa gidemeyen seçmene kızmayalım
1956 Okunma.
Haber Yazılımı