Yazı Detayı
25 Temmuz 2016 - Pazartesi 20:04 Bu yazı 943 kez okundu
 
Hollanda basınından Türkiye aleyhindeki yayınlardan örnekler:
İLHAN KARAÇAY
mardintoplumsaldayanisma@hotmail.com
 
 

Hollanda basınından Türkiye aleyhindeki yayınlardan örnekler:

İlhan KARAÇAY

Hollanda medyası, her zaman olduğu gibi, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra da Türkiye aleyhindeki yayınlarını sürdürdü.
Deventer eski Başkonsolosumuz Orhan Ertuğruloğlu da hiç üşenmeden ve büyük bir sabırla bu yayınların bazılarını tercüme etti.
Biz, bu yayınlar için bir yorumda bulunmayacağız.

Ne var ki, bu yayınların arasında bir de sağduyu ile yazılmış bir yorum var.
Hiç, ama hiç hoşlanmadığımız De Telegraaf gazetesinin Dış Haberler Şefi Frank van Vliet'in, 'Türkiye’deki başarısız darbe girişiminden sonra Avrupa’nın ve Amerika’nın darbede ölenlere pek fazla acımaması dikkat çekti. Bununla taban tabana zıt bir şekilde , Erdoğan rejiminin hatalarının öne çıkarılması için büyük çabalar gösterildi.
Durun bir dakika: Bir NATO müttefikinde ordu darbe yapmaya kalkıyor ve darbeyi önlemek isteyen cesur göstericiler koyunlar gibi öldürülüyor. Bunlara daha fazla acımak gerekirdi. Ben sokağa dökülenlerin hepsinin kör müslüman fanatikler olduğuna veya Erdoğan’a körü-körüne inananlar olduğuna inanmıyorum.Bunların arasında askeri darbenin gerçekten ülkesine yakışmadığını düşünenler de vardır. Onlara bravo.' diye başlayan yorumunu da altta bulacaksınız.
İbret verici bu yayınlardan bazılarını altta sunuyoruz.

Avrupa Parlamentosu eski milletvekili Lagendijk Avrupa ile uçurumun gittikçe derinleştiğini görüyor.
“Türkiye ile en fazlası mantık evliliği”

Maarten Van Aalderen Yazdı:

Avrupa Parlamentosu eski milletvekili Joost Lagendijk uzun bir süreden beri İstanbul’da yaşıyor. Adı geçen Avrupa Parlamentosu Türkiye Delegasyonu Başkanı idi ve çeşitli Türk Üniversitelerinde ders veriyordu. Ülkedeki gergin durum onu doğrudan etkiledi. Sohbet ederken, “Daha ıssız bir yerde konuşsak belki daha iyi olurdu. Kimin kafasından neler geçtiğini ve ne yapacağını bilemezsin” diyor.

Yedi buçuk yıl Türkiye’de Avrupa Parlamentosu’nu temsil eden Yeşil Sol Partili politikacı bu göreve en uygun kişiydi. Şimdi, uzun emeklerle kurulan ilişkilerin nasıl bir baskı altında olduğunu görmek onu endişelendiriyor.

Soru: Türkiye’nin AB’ye tam üye olacağına hep inandınız mı?

Cevap: "Hala bunun bir gün gerçekleşeceğine inanıyorum ama doğruyu söylemek lazımsa bu şansı giderek kaçırıyoruz.Darbe ve ona gösterilen tepki AB ile Türkiye arasındaki uçurumu sadece daha da derinleştiriyor. Yani bunun gerçekleşme olasılığı çok küçük. Geçtiğimiz beş yıl görüşmeler çok zorlukla ilerlese de , sizin de gördüğünüz gibi her iki taraf ta kendi çıkarlarına uygun bulduğundan kapıyı tam olarak kapatmadılar. Örneğin Suriye Savaşı ve mülteci sorunu dolayısıyla Türkiye, AB açısından stratejik bir değer de kazandı
Avrupa Birliği belki de zoraki olarak, Türkiye olmadan bir çözüm bulunamayacağını kabul etmeye mecbur oldu. Bu, enerji alanında da geçerli. Eğer AB Rusya’ya daha az bağımlı olmak istiyorsa, tek seçenek boru hatlarının Türkiye’den geçmesi. 
Böylece bir dizi dosya, ister istemez AB ile Türkiye’yi birbirine mecbur ediyor. Türkiye açısından AB ile ilişkileri muhafaza etmek her şeyden evvel ekonomik bakımdan önemli, AB açısından ise stratejik menfaatler bunu gerektiriyor. Nitekim, üyelik görüşmeleri yavaş ilerlese de, her iki taraf da bir çerçevede sıkışmış durumda ve görebildiğim kadarıyla taraflardan hiç biri bunun dışına çıkamıyor. Bu bir aşk evliliği değilse de belki de bir mantık evliliği diyebiliriz.”

Soru: Örneğin idam cezasının yeniden Türk hukukuna girmesi, bir kırılma noktası olabilir mi?

Cevap:”Evet, Türkiye yeniden İdam Cezası’nı hukukuna alırsa AB üyesi olamaz.
Tabii bu durumda AB kısa vadede ne yapar, bilinmez. Üyelik görüşmelerinin tamamen kesilmesi için tüm AB üyesi devletlerin her birinin ayrı ayrı onayını almak gerekir. Bu kolay değil. Görüşmeleri ertelemek için üçte iki çoğunluk gerekiyor. Ama TÜRKİYE’NİN İDAM CEZASINI YENİDEN HUKUKUNA ALACAĞINI SANMIYORUM. Muhtemelen ağırlaştırılmış müebbet olabilir.”

Soru: Her halukarda Türkiye ile mantık evliliği Erdoğan olmasa daha kolay yürür..

Cevap:” Şu anda Erdoğan ayak bağı oluyor ama başlangıçta işler öyle değildi. Uzun yıllar ordunun gücünün budanması, Kürtler’e haklar verilmesi gibi konularda Erdoğan’ın gündemi ile AB’nin gündemi örtüşüyordu. Fakat son yıllarda gündemler taban tabana zıt bir hale geldi. Erdoğan, hiç bir kontrole ve denetime tabi olmayan bir başkanlık sistemi getirmek istiyor. Bu Avrupa açısından zor. Buna ek olarak Kürt sorunu, basın özgürlüğü ve bir yığın başka problem var. Avrupa’da da ortak bir zemin yok. Kimse şimdi istemiyor, fişi prizden çekmek istemiyorlar.”

Soru:Erdoğan sadece Orduyu kontrolu altına almak için AB’yi kullanmadı mı?

Ccevap: “ O zaman gündemlerimiz örtüşüyordu. Belki o bizi, biz onu kullandığımızdan daha fazla kullandı. Ama bizim de bunu kabul ettirecek bir kişiye ihtiyacımız vardı.”

Soru: Türkiye gibi müslüman bir ülkede laikiliğin teminatı ordunun o şekilde görevine devam etmesi daha iyi olmaz mıydı?

Cevap: “ Ben bu görüşü paylaşmıyorum. Darbeye gelen tepkilerden de haklı olduğum anlaşılıyor. Erdoğan’a karşı olan insanlar ordunun tepki vermesini istemiyor. Bunun alternatifi seçim sandığı olabilir, veya toplum ayağa kalkabilir, fakat hiçbir zaman ordu olamaz. Bu demokratik değil. Öte yandan ülkede dengeler ve iktidar üzerinde denetim bakımından gerçekten büyük bir sorun var..”

Soru: Erdoğan’ın otoriter yola saptığını gördüğünüz zaman Avrupa ile dalga geçtiği hissine kapılmıyor musunuz_

Cevap: “ Geçen altı yılda adalet de dahil 24 anayasal reform gerçekleştirdi ve bunlar iyiydi. Ben bunları savundum. Öte yandan 2011 seçimlerinde %50 oy alınca tam bir dönüş yaptı. Hedeflediği Cumhuriyetin yüzüncü kuruluş yıldönümü olan 2023 yılında yeni bir Türkiye yaratmak ve yeni bir Atatürk olmak istiyor. Bunu gerçekleştirebilmesi için de kendisini hakimlerin eleştirmemesi veya sayıştayın denetlememesi lazım.”

Soru: Erdoğan’ın böyle bir dönüş yapacağı daha önceden kestirilemedi mi?

Cevap:” Çok az insan haklı çıktı. Birçok insan Türkiye’nin yeni bir İran olacağını, Erdoğan’ın islamcı olduğunu söyledi. Oysa ki tehlike, İslamda değil, diktada yatıyordu. Dinle, dikta arasında diktayı seçti. Dini, , Putin’in yaptığı gibi tabanı yönlendirmek için kullandı. Zaten ikisinin arasında büyük benzerlikler vardır. Sorun bir kişinin bütün gücü elinde toplaması. Sadece o bir diktatördür, ona dikkat edin diyenler haklı çıktı. Şimdilerde onun biyografisini yazıyorum. Ekim ayında çıkacak kitabın adı “Yeni Türkiye’nin Diktatörü Erdoğan” .

Soru: Yeni anayasa taslağına İslami ilkelerin sokulması tehlikesi yok mu?

Cevap: “Sanmam. Katoliklerin Polonya’da yaptıkları gibi muhafazakar unsurlar girebilir ama Suudi Arabistan veya İran’daki gibi şeri hükümlerin girmesini beklemiyorum. Zaten tartışmalarda böyle bir endişe de dile getirilmiyor. Diğer taraftan 2011 yılında, Erdoğan Arap ülkelerinde en sevildiği dönemde, Müslüman Kardeşler’e mısır’da Laik olmalarını söyleyerek herkesi hayrete düşürdü.”

Soru: Siz şimdi ne yapıyorsunuz?

Cevap:” Hollanda Medyası’nın siyasi analisti olarak çalışıyorum ve İstanbul’daki Süleyman Şah üniversitesinde haftada iki gün ders veriyorum. Üniversite daha yeni, beş yıllık. Ben iki yıldan beri orada görevliyim. Üniversiteyi kuranlar bir zamanlar Gülen hareketine para yardımı yaptığından kara listede. O üniversitede bir grup Avrupalı laik arkadaş ve bir gurup Gülen taraftarı ile ders veriyorum. Bu yüzden gelecek ne getirir bilemiyorum. Zaman ve İngilizce Zaman Today gazetelerinde köşe yazıları da yazıyordum. Gazetelerin sahibi Gülenciler olduğundan bunlar kapandı.”

Soru:Türkiyede yaşam nasıl?

Cevap:”Türk eşimle birlikte istanbul’da çok güzel bir adada yaşıyorum. Harika bir yer. Burada yaşlanmayı umuyorum. Tabii bunun için çalışmam gerekiyor. 2009 yılında buraya geldim. Avrupa Birliği ile Türkiye ilişkilerinin en güzel olduğu dönemdi. Evliliğimiz bir yerde AB-Türkiye yakınlaşmasının timsaliydi. O zamanlar bana “Milli Damat” diyorlardı. Sonradan Erdoğan’ın AKP’sini eleştirmeye başladım. Ve toplumun o kesimi ile ilişkiler limonileşti. Uzun zamandan beri AKP’den eskiden olduğu gibi davetler almıyorum. Gazetelerdeki köşe yazılarım kaldırıldı, belki yakında üniversite’deki görevimden de olacağım. O zaman burada işim ne diye kendi kendime soruyorum. Bu adada sessiz sedasız otururum belki ama daha işler o raddeye gelmedi.”

O arada telefon çalıyor. Özeller dahil bütün üniversitelerdeki insanların, dekanların işlerinden atıldığı haberi geliyor. Josst Lagendijk irkiliyor. Birine telefon edip atılıp atılmadığını soruyor. Atılmış.
Birlikte çıkıp Taksim Meydanı’na yürüyoruz.Bir otobüsten bangır bangır Türk müziği yükseliyor ve çocuklar Türk bayrakları satıyor.
Lagendijk endişeyle “ Geceleri AKP’li intikam gruplarının devriye gezdiğini duydum. Tesadüfen Gülenci gazetelerde yazılarım çıktığından umarım onlardanım diye mimlenip saldırıya uğramam. Gelecekte daha dikkatli olsam ve daha ıssız bir yerde konuşsak iyi olur. Kimin ne yapacağı belli değil” diyor.
****************
HOLLANDA'DAKİ ERDOĞAN'A DESTEK GÖSTERİSİNE HAMAS VE BOZKURTLAR DA KATILDI
Hollanda basınında yer alan haberlere göre geçen cumartesi günü Rotterdam'da yapılan Erdoğan'a destek gösterisine aşırı islamcı guruplar da katıldı. Nitekim Hamas adına para toplayan Amin Ebu Raşid, (İsrail'e karşı savaşırken bir kolunu kaybettiği için 'Ebu tek kollu' olarak da anılıyor), göstericilerin en önünde elinde Türk Bayrağı olduğu halde yürüyordu.

Gösteriyi düzenleyenler arasında Bozkurtlar'ın da bulunduğu bildiriliyor.
Nitekim göstericilerinden bazıları yürüyüş sırasında Bozkurt İşareti yaptı. Bazı göstericilerin, Mısır'daki Müslüman Kardeşler'in Rabia işaretini yapmaları da dikkat çekti.

Liberal Partili (VVD) Ten Brooke her iki kuruluşun da netameli olduğuna dikkat çekerek "Diş ağrısına benzeyen Ortadoğu'daki bu islamcı ve tarikatçı kuruluşların ithalini yanlış buluyoruz" dedi.

Liberal parti derhal kabineyi Türk kuruluşlarıyla ilgili araştırma yapmaya çağırdı. Geleceğini gerçekten Hollanda'da arayan bir Türk, bu tiplere kapılmaz deniyor.
Hollanda'da Erdoğan'a destek mitinglerini Hamas'ın finanse ettiği de iddia ediliyor.
****************
ERDOĞAN CEPHESİNDE AŞIRI İSLAMCILAR
Liberal Parti VVD, Hollandalı Türkler'den endişeli

Hollanda'da Erdoğan lehinde gösteri yapan Hollandalı Türkler ile radikal müslümanlar giderek safları sıklaştırarak birlikte yürüyorlar. Nitekim geçtiğimiz hafta cumartesi günü Rotterdam'da Türklerin yaptığı gösteride Amin Ebu Raşid ön saftaydı. Bu Ledien'lı şahıs İsrail ile savaşta tek kolunu kaybettiği için "Abu Eenarm" ( Tek Kol'u Abu ) kod adıyla bilinir. Hollanda ise onu yasaklanmış terör örgütü Hamas'ın Batı Avrupa Kasası olarak görüyor.
Seneler önce Raşid, başka bir isimle Hamas bağlantılı El-Aksa örgütünde çalıştı. Sözkonusu örgüt 2003'den beri Avrupa Birliği'nin terör örgütleri listesinde yer alıyor. 2010 yılında da Raşid, İsrail'in engellediği Gazze'ye yardım götüren Hollanda bandıralı gemideydi.

Öte yandan Raşid ile Rotterdam'daki protesto gösterisine katılan diğer maşuş kişiler arasında da bağlantı vardır. Hollanda'da radikal İslam uzmanı Carel Brendel, gösteriye katılanlar arasında Müslüman Kardeşler örgütü üyelerinin bulunmasına dikkat çekiyor.

Muhammet Akkari, Facebook sayfasında gösteriyle ilgili olarak " Zaferi kutlayın, gülün ve rahat olun, Allah'a şükredin" yazmış. Bu şahıs, Wilhelminaplein'deki gösterinin düzenleyicileri arasındaydı. Babası ise Müslüman Kardeşlerin gayrımenkullerini idare eden Hollanda'daki Avrupa Tröstü'nin Başkanı İbrahim Akkari olur. Baba daha önce El-Aksa'da görevliydi.

Protesto gösterisinden sonra Aydın Peksert hakkında da tartışmalar yaşandı. Peksert, Rotterdam Müslüman Partisi Nida'nın yönetim Kurulu üyesidir. 
Adı geçen " Ülkem ve Liderimiz" (Erdoğan kasdediliyor)klibinde gırtlağını yırtarcasına bağırıyordu.

Sosyalist Parti'nin Rotterdam teşkilatı, Nida ve Denk isimli partilerin Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'a verdiği aşırı destekten duyduğu endişeyi dile getiriyor
Nida Partisi başkanı Nurettin el Ouali 2011 yılında Raşid'in yolladığı Gazze'ye yardım gemisinin koordinasyonundan sorumluydu. El Ouali birkaç kez Müslüman Kardeşler'in Rotterdam merkezinde konuşma yapmıştır. Bu yıl başında da sözkonusu merkezde Gazzeli eylemcilere eğitim de verdi. Aynı merkezde, baba Akkari ve Hamas eylemcisi Zahir Biravi ile fotoğraf da çektirdi.

Liberal Parti VVD parlamento üyesi Ten Broeke " Bunlar Hollanda ile değil Ankara ile dayanışma içinde. Müslüman Kardeşlerle, Bozkurtlarla ve Terör örgütü Hamas'la özdeşleşen insanlar bana göre Hollanda'nın muhatabı olamazlar" diyor.
*****************
Türkiye'deki darbe girişiminden sonra, çok olumsuz haber ve yorumlar yayınlayanlar arasında biraz da sağduyulu olanlar var. Örneğin, aşağıdaki yorumun ilk bölümleri gerçekten sağduyu ile yazılmış bir yorumdu. 
De Telegraaf gazetesi Dış haber Şefi 
Frank van Vliet’in yorumu: 
ACIYI PAYLAŞMA
Türkiye’deki başarısız darbe girişiminden sonra Avrupa’nın ve Amerika’nın darbede ölenlere pek fazla acımaması dikkat çekti. Bununla taban tabana zıt bir şekilde , Erdoğan rejiminin hatalarının öne çıkarılması için büyük çabalar gösterildi.
Durun bir dakika: Bir NATO müttefikinde ordu darbe yapmaya kalkıyor ve darbeyi önlemek isteyen cesur göstericiler koyunlar gibi öldürülüyor. Bunlara daha fazla acımak gerekirdi. Ben sokağa dökülenlerin hepsinin kör müslüman fanatikler olduğuna veya Erdoğan’a körü-körüne inananlar olduğuna inanmıyorum.Bunların arasında askeri darbenin gerçekten ülkesine yakışmadığını düşünenler de vardır. Onlara bravo.
Darbede kurban olanlar saygıyı hak ediyor..
Darbe kurbanlarına gerektiği gibi acınmamasının nedeni, darbenin arka planıdır. Darbenin arkasında Erdoğan mı var, Amerika mı var, yoksa darbeden sonra Erdoğan’ın derhal suçladığı Amerika’da oturan etkili imam Gülen hareketi mi var?
Brüksel’in ve Vaşington’un müttefiki demokratik olarak seçilmiş Erdoğan’ın Batı’da saygınlığının olmadığı açıktır. Gizli gizli kendisinin siyaset sahnesinden kaybolmasını umut edenlerin sayısının fazla olduğu sanılmaktadır.
Bunun da suçlusu Erdoğan’ın bizzat kendisidir. Türkiye cumhurbaşkanı uzun zamandan beri kendi devrimini başlatmıştır. Bu aslında devriminin ikinci aşamasıdır. İlk safhada ordunun gücünü sınırlamış, Kürtlerle uzlaşmaya çalışmış, ülkesinde ekonomik ilerlemeyi sağlamış ve Avrupa Birliği’ne göz kırpmıştır. Ama Erdoğan, nisbi istikrar ortamından yararlanarak ülkeyi tamamiyle İslamlaştırmış, yargının ve özgür basının etkisini sınırlamıştır. Öte yandan Romanya eski diktatörü Çavuşesku'yu gölgede bırakarak son derece pahallı, şatafatlı bir saray yaptırmıştır.
Böyle hareket ederek Batı’da dost kazanamazsınız. Ama , mülteci sorunu konusunda AB ile yapılan anlaşma sonucu Türkiye’ye yığınla para akıtılmış ve Brüksel sesini kesmiştir.
Darbenin arkasında kim olursa olsun, bundan en fazla Erdoğan karlı çıkmıştır. Süratle 7.500 askeri, 8.000 polisi, 3000 hakim ve savcıyı, 21.000 okul müdürü ve öğretmeni, 1577 üniversite hocasını, 492 dini ruhaniyi tutuklatması veya işten atması elde hazır bir liste olduğunu göstermektedir.
Siyasi liderlerden pek azı darbecilere müsamaha göstermiştir. Hele o küçük grubun içinde asla yeri olmayan Erdoğan, ülkesini Avrupa kampından Ortadoğu’ya götürmektedir.

Fotoğrafta sol baştaki gözlüklü kişi, Hamas'ın kasası olarak bilinen Amin Ebu Raşid'tir.

 

 
 
Etiketler: Hollanda, basınından, Türkiye, aleyhindeki, yayınlardan, örnekler:,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Mart 2018
İlhan KARAÇAY'dan Hollandalı futbolcu Elia'ya mektup
2215 Okunma.
13 Mart 2018
Bir bardak suda fırtına koparmak buna denir işte!
678 Okunma.
09 Mart 2018
Türkiye-Hollanda gerginliğini körüklemeyelim.
1140 Okunma.
23 Şubat 2018
Parlamentoda sağduyulu bir tek Hollandalı yok mu?
1812 Okunma.
25 Aralık 2017
Yeni yıla girerken...
3345 Okunma.
26 Kasım 2017
ATA’MIZ YURTDIŞINDA BİR BAŞKA ANILIYOR VE SEVİLİYOR.
368 Okunma.
25 Kasım 2017
KÖYÜMÜZE DÖNMEYECEĞİZ, FADİME’Yİ DE GETİRECEĞİZ...
514 Okunma.
09 Ekim 2017
Tatsız, tuzsuz geçen bir yaz dönemi
742 Okunma.
13 Temmuz 2017
HOLLANDA’YI ELEŞTİRELİM AMA HAKSIZLIK YAPMAYALIM.
753 Okunma.
08 Temmuz 2017
TRT BELGESEL ÇALIŞANI DOSTLARIM KISKANMASINLAR.
402 Okunma.
12 Mart 2017
20 YIL ÖNCE KARAR VERMİŞ VE YAZMIŞTIM: HOLLANDA'YI SEVMİYORUM !
863 Okunma.
05 Mart 2017
HOLLANDA SEÇİMLERİNDE GÜCÜMÜZÜ GÖSTERMENİN TEK YOLU VAR:
2617 Okunma.
28 Şubat 2017
Aaaah içine tükürdüğüm politika ah!
448 Okunma.
14 Şubat 2017
AZİZ VALANTİNE GÜNÜ'NÜZ, YANİ SEVGİLİLER GÜNÜ'NÜZ KUTLU OLSUN !!!
552 Okunma.
26 Aralık 2016
AVRUPA BİRLİĞİ'NİN DAĞILMASI, AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ'NİN DAĞILMASINA BAĞLIDIR.
769 Okunma.
16 Eylül 2016
HOLLANDA’DA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ (!) ve HOLLANDA’DAKİ TÜRK GAZETECİLERE ÇAĞRI.
908 Okunma.
11 Eylül 2016
KAYA MUTLU
530 Okunma.
01 Ağustos 2016
NECMİ TANYOLAÇ AĞABEYİMİZİ ANARKEN...
651 Okunma.
29 Temmuz 2016
BAKALIM BU BİLDİRİ İÇİN DE 'ANKARA'NIN UZUN ELİ' DİYECEKLER Mİ?
836 Okunma.
27 Temmuz 2016
Ankara'nın uzun elini kesin.
871 Okunma.
20 Temmuz 2016
Wikileaks ifşaatından müthiş yorum yapanlar.
904 Okunma.
18 Temmuz 2016
1980'LERİ YENİDEN YAŞIYORUM
803 Okunma.
14 Temmuz 2016
IRKÇILIĞA HEDEF OLMAYAN, IRKÇILIK YAPMAKTA BEİS GÖRMEZ
764 Okunma.
08 Temmuz 2016
SEYRETTİKLERİNİ DEĞİL, SKORA GÖRE YORUM YAPANLAR ÇILDIRTIYOR...
461 Okunma.
07 Temmuz 2016
TURGAY ŞEREN'İN ARDINDAN AĞLIYORUZ...
777 Okunma.
22 Mayıs 2016
TÜRKLÜĞÜMÜ SORGULAYANLARA … IRKÇILIK YAPANLARA...
675 Okunma.
15 Mayıs 2016
EUROVİSİON FOBİSİNDEN KURTULMALIYIZ:
754 Okunma.
10 Nisan 2016
Hollanda Türk diasporası içinde neler oluyor?
854 Okunma.
24 Mart 2016
TARTIŞMASIZ, DÜNYA'YA GELMİŞ EN BÜYÜK FUTBOLCUYDU
701 Okunma.
27 Kasım 2015
KOCAMAN ADAM AĞLAR MI ? BÖYLESİ DOSTLARI VE SEVENLERİ OLURSA AĞLAR TABİİ !!!
1309 Okunma.
14 Kasım 2015
AVRUPALI'NIN CANI CAN DA, TÜRK'ÜN CANI PATLICAN MI?
843 Okunma.
12 Eylül 2015
BATIDA DEGİŞEN BİR ŞEY YOK
996 Okunma.
07 Eylül 2015
TAHAMMÜLSÜZ HOLLANDALILAR HER ŞEYE TAHAMMÜL EDERLER AMA TÜRKLER'E YANİLGİYE HAYIR
787 Okunma.
06 Eylül 2015
FENERNAHÇEM BENİM...
723 Okunma.
19 Haziran 2015
DEMİREL’E VEDA EDERKEN
1160 Okunma.
17 Haziran 2015
SÜLEYMAN DEMİREL İLE ANILARIM
898 Okunma.
10 Şubat 2015
MÜZEYYEN SENAR'IN ARDINDAN
1420 Okunma.
19 Aralık 2014
Avrupa gerçeği
1213 Okunma.
22 Ağustos 2014
Sandığa gidemeyen seçmene kızmayalım
2017 Okunma.
Haber Yazılımı