Yazı Detayı
25 Kasım 2017 - Cumartesi 08:17 Bu yazı 514 kez okundu
 
KÖYÜMÜZE DÖNMEYECEĞİZ, FADİME’Yİ DE GETİRECEĞİZ...
İLHAN KARAÇAY
mardintoplumsaldayanisma@hotmail.com
 
 

İlhan KARAÇAY yazdı…

 

KÖYÜMÜZE DÖNMEYECEĞİZ, FADİME’Yİ DE GETİRECEĞİZ...


Hollanda HABER gazetesini yöneten dostlarım, elinizdeki Kasım sayısına,‘Toplanın gidiyoruz’ yerine, ‘TOPLANIN GİTMİYORUZ !’ şeklinde bir manşet düşünmüşler. 
Nereden nereye mi? 
Avrupa’dan Türkiye’ye tabii…
Ben de bu esprili manşete uygun bir yorum yazıyorum.

1964 yılında imzalanan işgücü anlaşmasından bu yana tam 53 yıl geçti. 
Türkler 1964 anlaşmasından önce, yani 1960’tan bu yana Hollanda’ya gelmeye başladılar. 
Ben, dünya turu yaparken yolumun düştüğü Hollanda’ya 1967 yılında geldim. 
Yani tam 50 yıldır Hollanda’dayım.

Hollanda’ya gelen her Türk, üç beş yıl çalışıp, bir tarla ve bir traktör alma hayali yaşıyordu. Çabucak köylerine geri dönme planları ile yaşıyor ve çalışıyorlardı.
Ama maalesef öyle olmadı. Gönüllerde hep bu fikir ve istek vardı ama olmadı.
Tıpkı, Adanalı şarkıcı Ferdi Tayfur’un yaptığı gibi…
Ferdi Tayfur bir şarkısında şunları söylemişti:

Ne umutla geldik koca şehire 
Allah sonumuzu hayır getire… 
Hadi gelin köyümüze geri dönelim 
Fadime’nin düğününde halay çekelim.

Bir başkadır Toroslar’ın yağmuru 
Anam evde hazırlamış hamuru 
Çok özledim havasını suyunu… 
Hadi gelin köyümüze geri dönelim 
Fadime’nin düğününde halay çekelim.

Evet, Ferdi Tayfur ‘Hadi gelin köyümüze geri dönelim, Fadime’nin düğününde halay çekelim.’
dedi ama, o da bizim gibi köyüne dönemedi. Adana yerine Tekirdağ’da binlerce dönüm arsa aldı ve tarımcılık yapmaya başladı.

Tam 50 yıldır yaşadığım Hollanda´da, değerli gazeteci meslektaşlarım ve Türk sivil toplum 
örgütleri ile birlikte, her on yılda değişik sorunlarla mücadele ettik. 
İlk on yılda, işyerinde ‘suyu sıkılan’, hastalık halinde doktorlar tarafından zorla işe gönderilen yurttaşların sorunları ile uğraştık.
İkinci on yılda, aile birleşiminden kaynaklanan iskân sorunu ile uğraştık.
Üçüncü on yılda, çocuklarımızın eğitimi ile uğraştık.
Dördüncü on yılda, Avrupalılar´ın bizi Avrupa Birliği´ne kabul edip etmeme sorunu ile uğraştık.
Son on yılda ise, yurt içindeki siyasi tartışmaların yurtdışına sıçrayışı ile uğraşıyoruz.

Avrupalılar´ın, bizi AB´ye alıp almamaları artık çok önemli değil. Zira biz 5 milyonluk bir nüfus, yüzbin kişilik bir girişimci topluluğu, binlerce politikacı (ki, bunların içinde Bakanlar, milletvekilleri, Vilayet ve Eyalet Meclisi üyeleri, Belediye Meclisi üyeleri var) ve binlerce de akademisyen ile zaten Avrupa´ya girmişiz. Hatta buna ´girmişiz´ demek de hata, ´içeriden fethetmişiz´ demek daha doğru olacak.

Yaşam mücadelesini Hollanda sürdüren Türkler içinde, başarılara imza atanların sayısı gittikçe artıyor. Anavatanı, 'arsa ve traktör almak' için terkeden bu insanlarımızın çoğu, şimdilerde esnaflıktan orta boy işletmeciliğe ve sonunda da büyük işadamlığına imza atıyorlar.

Öyle ya, Hollanda'ya bir asır önce gelmiş olan bir İtalyan, biraz palazlandıktan sonra bir 'dondur¬macı' dükkanı açabilmişti. En ka-badayı İtalyan da nihayetinde bir 'spagetti, makaroni ve pizza' dükkanı açabilmişti. İtalyan öylece kaldı. 50 yıl önce buralara gelen bir İspanyol hiçbir girişimde bulun¬madı. İşçi geldi, işçi gitti ve de işçi olarak öldü. 50 yıl önce gelen bir Faslı, 'İslam kasabı' olmaktan öte bir şey yapamadı. Bunlara kar¬şın Türkler'in neler yaptığına bakıl¬dığı zaman, yerli halkın bile yapa¬madığı işlere el uzatmış oldukları görülür.

Tabii ki düşe kalka yaptı bu iş¬leri Türkler. Avrupalı'nın hiç de alışık olmadığı bir sistemle, ana, baba, kardeş, amca, dayı dayanışması ile paralar toplandı ve akıllara yatan bir esnaflık başlatıldı. Deneyimsizlik pek çoğunu iflasa götürdü. Ama, nasıl ki bir çocuk düşe kalka yürümeyi öğrenirse, bizim insanlarımız da düşe kalka esnaflığı öğrenmeye başladılar.

Bunları yapanlar, şimdi yaşları 80’e dayanan birinci nesil insanlarımızdı. Yaşları 50'yi bulan ikinci nesil insanlarımız bu işleri devraldılar. Üçüncü nesil in¬sanlarımızın bir kısmı iyi bir eğitim¬den geçtiler. Bunların hesapları daha kuvvetli. Bunlar sadece Türk lokantaları değil, İtalyan, Fransız, Yunan, Meksika, Arjantin ve ilgi çeken her ülkenin lokantasını işle¬tiyorlar. Düşünün bir kere, 
Amsterdam'da, kapısında 'Peppino' yazılı bir lokantaya giriyorsunuz, karşınıza İtalyanca konuşan perso¬nel çıkıyor. Ama sonunda bakıyor¬sunuz bunların tamamı Türk. Aynı durumla bir Fransız ve Meksika lo¬kantasında da karşılaşabilirsiniz. İş¬te bunların hepsi üçüncü nesil ço¬cuklarımız. Üçüncü nesil insanlarımız arasında bakanlıklarda, bankalar¬da, sigorta şirketlerinde, telekomü¬nikasyon firmalarında ve aklınıza gelebilecek her branşta önemli kol¬tuklara oturmuş olanların sayısı da çok.

Sevinerek belirtelim ki, yetiş¬mekte olan dördüncü nesil insanları¬mızın büyük bir çoğunluğu 'süper insan' olacaklar. Görülüyor ki, iki ana dil ve iki ana kültürle yetiş¬mekte olan bu insanlarımızın, yerli halktan fazlaları var. Zira bu insan¬lar, yerli halk gibi tek dil ve tek kül¬tür bilinci ile değil, iki dil ve iki kül¬tür bilinci ile 'düşünür' oluyorlar. Abartmış olmayalım ama, bunların çoğu bir filozof kadar bilinçleniyor.

İşte, bu filozofi ve haletiruhiye içinde yetişmekte olan insanlarımı¬zın bu başarıları dikkat çekmeye başladı. Bakanlıklar ve üniversite¬ler bu konu üzerine eğilmeye baş¬ladılar. Küçük ve orta ölçekli işlet¬meler birliği de bu konuya eğildi.

Sözün kısası: Köyümüze gitmiyoruz kardeşim. Fadime’yi de inadına buraya getireceğiz.

Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi, okyanus, yazı ve açık hava
Görüntünün olası içeriği: bir veya daha fazla kişi
 
Etiketler: KÖYÜMÜZE, DÖNMEYECEĞİZ,, FADİME’Yİ, DE, GETİRECEĞİZ...,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
19 Mart 2018
İlhan KARAÇAY'dan Hollandalı futbolcu Elia'ya mektup
2215 Okunma.
13 Mart 2018
Bir bardak suda fırtına koparmak buna denir işte!
678 Okunma.
09 Mart 2018
Türkiye-Hollanda gerginliğini körüklemeyelim.
1140 Okunma.
23 Şubat 2018
Parlamentoda sağduyulu bir tek Hollandalı yok mu?
1812 Okunma.
25 Aralık 2017
Yeni yıla girerken...
3345 Okunma.
26 Kasım 2017
ATA’MIZ YURTDIŞINDA BİR BAŞKA ANILIYOR VE SEVİLİYOR.
368 Okunma.
09 Ekim 2017
Tatsız, tuzsuz geçen bir yaz dönemi
742 Okunma.
13 Temmuz 2017
HOLLANDA’YI ELEŞTİRELİM AMA HAKSIZLIK YAPMAYALIM.
753 Okunma.
08 Temmuz 2017
TRT BELGESEL ÇALIŞANI DOSTLARIM KISKANMASINLAR.
402 Okunma.
12 Mart 2017
20 YIL ÖNCE KARAR VERMİŞ VE YAZMIŞTIM: HOLLANDA'YI SEVMİYORUM !
863 Okunma.
05 Mart 2017
HOLLANDA SEÇİMLERİNDE GÜCÜMÜZÜ GÖSTERMENİN TEK YOLU VAR:
2617 Okunma.
28 Şubat 2017
Aaaah içine tükürdüğüm politika ah!
448 Okunma.
14 Şubat 2017
AZİZ VALANTİNE GÜNÜ'NÜZ, YANİ SEVGİLİLER GÜNÜ'NÜZ KUTLU OLSUN !!!
552 Okunma.
26 Aralık 2016
AVRUPA BİRLİĞİ'NİN DAĞILMASI, AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ'NİN DAĞILMASINA BAĞLIDIR.
769 Okunma.
16 Eylül 2016
HOLLANDA’DA BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ (!) ve HOLLANDA’DAKİ TÜRK GAZETECİLERE ÇAĞRI.
908 Okunma.
11 Eylül 2016
KAYA MUTLU
530 Okunma.
01 Ağustos 2016
NECMİ TANYOLAÇ AĞABEYİMİZİ ANARKEN...
651 Okunma.
29 Temmuz 2016
BAKALIM BU BİLDİRİ İÇİN DE 'ANKARA'NIN UZUN ELİ' DİYECEKLER Mİ?
836 Okunma.
27 Temmuz 2016
Ankara'nın uzun elini kesin.
871 Okunma.
25 Temmuz 2016
Hollanda basınından Türkiye aleyhindeki yayınlardan örnekler:
942 Okunma.
20 Temmuz 2016
Wikileaks ifşaatından müthiş yorum yapanlar.
904 Okunma.
18 Temmuz 2016
1980'LERİ YENİDEN YAŞIYORUM
803 Okunma.
14 Temmuz 2016
IRKÇILIĞA HEDEF OLMAYAN, IRKÇILIK YAPMAKTA BEİS GÖRMEZ
764 Okunma.
08 Temmuz 2016
SEYRETTİKLERİNİ DEĞİL, SKORA GÖRE YORUM YAPANLAR ÇILDIRTIYOR...
461 Okunma.
07 Temmuz 2016
TURGAY ŞEREN'İN ARDINDAN AĞLIYORUZ...
777 Okunma.
22 Mayıs 2016
TÜRKLÜĞÜMÜ SORGULAYANLARA … IRKÇILIK YAPANLARA...
675 Okunma.
15 Mayıs 2016
EUROVİSİON FOBİSİNDEN KURTULMALIYIZ:
754 Okunma.
10 Nisan 2016
Hollanda Türk diasporası içinde neler oluyor?
854 Okunma.
24 Mart 2016
TARTIŞMASIZ, DÜNYA'YA GELMİŞ EN BÜYÜK FUTBOLCUYDU
701 Okunma.
27 Kasım 2015
KOCAMAN ADAM AĞLAR MI ? BÖYLESİ DOSTLARI VE SEVENLERİ OLURSA AĞLAR TABİİ !!!
1309 Okunma.
14 Kasım 2015
AVRUPALI'NIN CANI CAN DA, TÜRK'ÜN CANI PATLICAN MI?
843 Okunma.
12 Eylül 2015
BATIDA DEGİŞEN BİR ŞEY YOK
996 Okunma.
07 Eylül 2015
TAHAMMÜLSÜZ HOLLANDALILAR HER ŞEYE TAHAMMÜL EDERLER AMA TÜRKLER'E YANİLGİYE HAYIR
787 Okunma.
06 Eylül 2015
FENERNAHÇEM BENİM...
723 Okunma.
19 Haziran 2015
DEMİREL’E VEDA EDERKEN
1160 Okunma.
17 Haziran 2015
SÜLEYMAN DEMİREL İLE ANILARIM
898 Okunma.
10 Şubat 2015
MÜZEYYEN SENAR'IN ARDINDAN
1420 Okunma.
19 Aralık 2014
Avrupa gerçeği
1213 Okunma.
22 Ağustos 2014
Sandığa gidemeyen seçmene kızmayalım
2017 Okunma.
Haber Yazılımı