YRP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin Hürmüz Boğazı'nın kapatılması sonrası yaşanan suni gübre tedarik sorununa yönelik TBMM Başkanlığına yazılı soru önergesi verdi.
Doğan BEKİN
İstanbul Milletvekili
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI'NA
Aşağıdaki sorularımın T.C. Tarım ve Orman Bakanı Sn. İbrahim YUMAKLI tarafından yazılı olarak cevaplandırılmasını, Anayasa'nın 98. ve Türkiye Büyük Millet Meclisi içtüzüğünün 96'ncı maddeleri gereğince saygılarımla talep ederim. 26.03.2026
Doğan BEKİN
İstanbul Milletvekili
İran-ABD/İsrail savaşı ile Hürmüz Boğazı'nın fiilen devre dışı bırakması, küresel piyasalarda nitratlı gübre arzında büyük sorunlar ortaya çıkarmıştır. Dünyadaki nitratlı gübre ihracatının yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı üzerinden sağlanırken, fosfatlı gübre üretiminde kritik ham madde olan küresel kükürt ihracatının % 45'i de Hürmüz Boğazı üzerinden yapılmaktadır. Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanmasıyla birlikte küresel nitratlı gübre arzının % 38'i, fosfatlı gübre arzının da % 20'si kesintiye uğramıştır. Buna bağlı olarak üre fiyatı kısa sürede ton başına 720 dolar seviyelerine ulaşmıştır. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, azot bazlı gübreye ilişkin 2026 yılı fiyat beklentilerini yaklaşık % 25 yükseltmiştir. Bu durum ilerleyen günlerde suni gübre tedarikinde sorunlarla karşılaşabileceğimiz gibi, çiftçimiz için önemli bir tarımsal girdi olan bu ürünlerin zaten yüksek olan fiyatlarının daha da yükseleceğine işaret etmektedir.
Azot, fosfor ve potasyum gibi temel tarımsal girdinin tedarik zincirinde yaşanacak en küçük aksama dünya genelinde tarımsal rekolte kaybını ve gıda şoku riski her geçen gün artırmaktadır. Özellikle sektör temsilcileri, bu sürecin etkilerinin kısa vadeli dalgalanmaların ötesine geçerek küresel gıda dengelerini etkileyebileceğine önemle dikkat çekmektedir. Basra Körfezi üzerinden nitrat ve fosfat bazlı gübre sevkiyatların durması, çiftçilerimizin bu gübreleri tedarikte sorunlar yaşamalarına sebep olacağı gibi ilerleyen günlerde ekim ve dikimi yapılan tarımsal ürünlerin rekoltesinin düşmesine neden olacağı çok açıktır. Bunun sonucu olarak da ülkemiz için gıda güvenliği riski oluşacağı da muhakkaktır.
1- Bölgedeki savaş öncesi tüm çiftçilerimizin ihtiyacını karşılayabilecek miktarda azot, fosfor ve potasyum bazlı gübre stoku Bakanlığınızın ilgili birimleri tarafından yapılmış mıdır? Yapılmış ise bu gübre stok miktarı ne kadardır?
2- Son üç yıl içerisinde azot, fosfor ve potasyum bazlı gübre ithalat miktarı ne kadardır? Azot, fosfor ve potasyum bazlı yerli gübre üretimimiz var mıdır? Varsa yıllık üretim miktarı ne kadardır? Yoksa yerli üretim ile ilgili bir çalışma yürütülmekte midir?
3- Alternatif gübre kaynaklarının oluşturulmasına yönelik bir çalışmanız var mıdır? Varsa bu çalışmalar ne aşamadadır?
4- Hürmüz Boğazı'nın açılmaması ihtimaline karşın ve ülkemizdeki ekim ve dikim döneminin de gelmiş olması dikkate alındığında çiftçilerimizin herhangi bir mağduriyet ile karşı karşıya kalmaması için Bakanlığınız bir eylem planı geliştirmiş midir? Geliştirmiş ise bu plan neleri kapsamaktadır?
5- Olası bir gıda sorunu karşısında Bakanlığınız bir eylem planı geliştirmiş midir? Geliştirmiş ise bu plan neleri kapsamaktadır?
6- Hürmüz Boğazı veya farklı bir rota üzerinden suni gübre tedarikinin sağlanması adına Bakanlığınız diğer ülkelerin ilgili birimleri ile görüşme sağlamış mıdır?
ARTUKLU HABER AJANSI-ANKARA