YRP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Doğan Bekin Hükümet'e çağrıda bulunarak, Kürecik ve İncirlik Üsleri için acilen inisiyatif alması gerektiği uyarısında bulundu.
ABD Başkanı Trump'ın talimatıyla son günlerde bölgeye yönelik tanker, savaş ve destek uçaklarını içeren 193 hava köprüsü uçuşunun gerçekleşmiş olması dost ve kardeş İran'a karşı büyük kuvvet yığınağının ortaya konulduğunu işaret etmektedir.
ABD'nin İran'a yönelik hava unsurlarının büyük çoğunluğunu Suudi Arabistan, Ürdün, BAE ve Katar'daki üslere konuşlandırmış olması İran ve tüm bölgeyi fütursuzca ateşe sürüklemeyi hedefleyen tehlikeli bir girişim olduğunu ifade etmek isteriz.
Trump'ın İran'a yönelik geniş kapsamlı saldırı planı ekseninden hareketle güç ve şiddeti önceleyen bu politikayla İran üzerinde zecri tahakküm politikası oluşturma yoluna giderek uranyum zenginleştirme başta olmak üzere, balistik füze çalışmalarının kısıtlanması ve Çin'e yapılan petrol ihracatının sınırlandırılması gibi konularda tüm isteklerini koşulsuz kabul ettirmeye çalışması uluslararası hukukun çiğnenmesiyle eşdeğer bir durum ortaya koymaktadır.
İşte bu aşamada bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyebilecek bu gibi gelişmelere karşı bölge ülkelerinin yapıcı politikaları önceleyerek "kuşatıcı" ABD destekli Siyonist planı geri püskürtebilmeleri söz konusu olabilir.
Bundan böyle, Türkiye'yi de yakından ilgilendiren sorunlara kalıcı çözümlerin bulunabilmesi amacıyla bölge ülkeleri arasında diyalog mekanizmasının süratle harekete geçirilmesi bölgemizi oluşturan tüm unsurların yararına olacağı muhakkaktır.
Ancak, siyasi sorumluluğu ötelemek adına bölge ülkeleri tarafından kısa vadeli perspektiflerle "sessizlik ve kayıtsızlık" politikalarının tercih edilmesi, yeni ve derin açmazların husule gelmesine neden olabileceği gün gibi aşikardır.
ABD'nin başını çektiği küresel güç odakların İran'daki mevcut istikrarı bozmaya yönelik çözümlerle hamlelerinin palyatif çözümlerle aşılması pek mümkün gözükmektedir. Bunun için karşı karşıya kalınan sorunlara yönelik bölge ülkelerinin Türkiye'nin öncülüğünde acilen; "kapsamlı eylem planı" ile bir araya gelip, yeni istikrarsızlıklara yol açabilecek adımlara karşı güçlü politikalar ortaya koymaları artık kaçınılmazdır.
Trump'ın seçim kampanyasına ve dış politika sloganına dönüşen uluslararası anlaşmalardan ve teşkilatlardan geri çekilmeyi öngören "Beyaz Üstünlükçü" anlayışla örtüşen "Önce Amerika", kavramının uzun vadede başarı elde edebilmesi söz konusu değildir.
Bu nedenle, Siyonist Netenyahu'nun güdümünde hareket etmekte olan ABD Başkanı Trump'ın "hukukun üstünlüğü" yerine "üstünler hukuku" anlayışlı politikaları öncelemesi eninde sonunda hüsranla sonuçlanmaya mahkum olacaktır''Dedi.
ARTUKLU HABER AJANSI-ANKARA