Başkan Akgün'den 18 Mart Çanakkale Zaferi’ ve ‘Ramazan Bayramı” Mesajları

Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Başkanı Akgün, “18 Mart Çanakkale Zaferi” ve “Ramazan Bayramı” münasebetiyle bir mesaj yayınladı.

Gündem 17.03.2026 18:49:00 268 0
Başkan Akgün

Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Başkanı Akgün,18 Mart Çanakkale Zaferi” ve “Ramazan Bayramı” münasebetiyle bir mesaj yayınladı.

 

Başkan Akgün açıklamasında; “Mart ayı, Aziz Türk Milletinin tarihinde emsalsiz izler bırakan bir başka aydır. 2026 da 8 Mart Çanakkale Zaferimizi idrak edeceğimiz  bir süreci idrak ettiğimiz Ramazan Aynın manevi iklimiyle farklı bir mana derinliği kazandırdı.” diyerek başladığı açıklamasında;

Bütün insanlara hidayet kaynağı olan, mü’minler için de rahmet ve müjdeleriyle gönülleri aydınlatan, Kur’ân’ı Kerim’in indirildiği Ramazan ayına kavuşmanın bahtiyarlığını, bin aydan daha hayırlı olan “Kadir Gecesini” idrak etmenin maneviyatının farkındalığında, Tarih şan ve şerefle dolu büyük Türk Milletinin, Nizam-I Alem Ülküsü, İ’la-Yı Kelimetullah aşkına adanmış bir ömrü yaşama mesuliyetinin, şehadetle imtihan olduğu Çanakkale Zaferi’nin bir yıldönümünü daha kutlamanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz.

Çanakkale Zaferi;

“Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...

  Hani, tâuna da züldür bu rezil istilâ!”

Satırlarında ifadesini bulan şekli ile kendilerine medeni diyen küresel eşkıyalarca, rezil bir istilaya uğratılarak; vatanı, bayrağı, dini, bütün değerleri ile yok edilmek istenen Aziz Türk Milletinin, tarihte eşi görülmemiş kahramanlık destanıdır.

Tarihte eşine rastlanmayan bu büyük destan, yaklaşık 850 sene süren Nizam-I Alem Ülküsü, İ’la-Yı Kelimetullah aşkı ile yapılan fetihler ile üç kıtada hükümran olan caddimizin, Karlofça sonrası başlayan, yıllar süren bir çekilmenin ardından, ANAYURT kıldıkları ANADOLU’yu savunma ve vatan kılma savaşıdır.

Bu destan, bir iman-küfür mücadelesi, bir milletin yeniden şahlanışı, var oluş mücadelesidir.

Çanakkale savaşı, Yüce Rabbimizin (c.c.) "Sizinle savaşanlara karşı Allah yolunda siz de savaşın"(1) emrine uyarak, cepheye atılan kahraman askerimizin iman ve azminin, metanet ve gücünün açık bir göstergesi, eşsiz destanıdır.

Bu zafer, Allah’ın (c.c.) “Ey mü'minler, bir savaş birliği ile karşılaştığınızda direniniz, Allah'ı çok anınız ki, başarıya eresiniz.” (2) Şeklindeki müjdesine mazhar olan, Mehmetçiğin cihat yolundaki azim ve gayretinin, destanlaştığı zaferdir.

Bu zafer, savaşta gözlerini kaybeden Mehmet’in komutanına verdiği cevapta; “Üzgün değilim, gözlerim görürken vazifemi yaptım, gözlerim göreceğini gördü” diyen ve Hz. Peygamber’in “İki göz var ki ateş onlara değmeyecek; Allah’ın azabından korkarak ağlayan göz ve Allah yolunda nöbet bekleyen göz.” (3) Müjdesine nail olan Mehmetlerin kazandığı zaferdir.

Bu zafer, komutanı Mustafa Kemal’in, küresel eşkıyaların hevesini kursaklarında bırakma yönündeki, o askeri dehanın, aklın alamayacağı derinlikteki emrinin;  “ben size ölmeyi emrediyorum” deyişine itaat eden, Allah’ın (c.c.) “Allah yolunda öldürülenlere sakın "ölüler" demeyin. Tersine onlar diridirler, ama siz farkında değilsiniz.”(4) ayeti kerimesi ile müjdelenen, Mehmetlerin, kanlarıyla yazdığı, bizlere bir vatan, bir bayrak, bir istiklal bırakmak için hiç düşünmeden, ölüme, gül bahçesine girer gibi gülümseyerek koşanların, kanlarıyla yazdığı bir zaferdir.

Bu zafer aynı zamanda aziz milletimizin, varlığına yönelmiş ve artık sabır sınırlarını zorlayan tehditler için neleri göze alıp, nasıl başarabileceğimizin emsalsiz bir örneği olmuş, yarınlar için de küresel eşkıyaların korkularının odağı olmuştur.

Bu kutlu zaferimiz, bugün için de istiklal ve istikbalimizin teminatı olan gençlerimize ilham kaynağıdır.

Çanakkale Zaferi, vatanın bağımsızlığı, milletin, bekası ve mutluluğu için canlarını feda edecek kadar benliklerinden vazgeçmiş yüz binlerce milli kahramanın, ilahi bir mücadele gücü ile Türk milletini yüceltme ülküsünün de ihtişamlı ve mukaddes bir hatırasıdır.

Bu açıdan Çanakkale Savaşları yalnızca bir askeri başarı değil, Küresel Eşkıyaların, Haçlı Ruhu ile yaptıkları saldırılarına, büyük Türk milletinin topyekün ayağa kalktığı bir diriliş ve yükseliş abidesidir.

Çanakkale dirilişi, Türklüğü küçümseyen, onuruna ve kutsallarına el ve dil uzatmaya yeltenen, Türk milletinin gücünü imtihan etmeye kalkışan  küresel eşkıyaları ve iş birlikli oldukları ihanet odaklarını nasıl bir sonucun beklediğini anlamaları açısından, ders almaları gereken tarihi bir ibret ve ihtar vesikasıdır.

Çanakkale ruhunu yaşadığımız ve yaşattığımız, istikbalimizin teminatı olan neslimize doğru modellerle aktardığımız müddetçe ulaşamayacağımız hiçbir hedef, başaramayacağımız hiçbir iş, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun kalmayacağı farkındalığıyla;

 

Rahmet ve mağfiretiyle gönüllerimizi Allah’a yaklaştıran, fazilet ve bereketiyle ruhlarımızı olgunlaştıran, bizleri Müslüman olduğumuzun şuuruna erdiren; mübarek bir Ramazan-ı Şerifi üzüntüyle geride bırakırken, Ramazan-ı Şerifi ihya etmenin sevinciyle, mübarek bir bayram sabahına ulaşmanın arifesindeyiz...

Gönüllerin sevinçle dolduğu, düne özlemli arayışların burukluğuyla, idrak edeceğimiz “BAYRAM”, mana derinliğinde anlaşılarak, idrakin derinliğinde de yaşanması gerektiği namütenahi günlerdir.

Unutmamalı ve özen göstermemiz gerektiği yönüyle;

Bayram; Allah’a bağlı olan kalplerin oruç tutarak, kulluk emrini yerine getirmelerinin bir sevinç ifadesidir,

Bayram; zekâtın, fıtır sadakasının ve diğer her tür yardımlaşmanın; Allah'’n emri olarak yerine getirilmesi,

Bayram; Allah’a gerçek manâda kul olmanın verdiği samimiyet,

Bayram; Allah’tan başka bütün İlâhları reddederek, yalnız ve yalnız Allah’a inanmak ve yalnız ve yalnız Ona ibadet edebilmek,  

Bayram; karşılaşılan tüm menfaatlere rağmen, helâle helâl; harama haram diyebilecek imanı taşımak,

Bayram; Allah’ın verdiği malı mülkü, yine Allah yolunda harcamasını bilmek,

Bayram; Resulullah (s.a.v.)’ı sevmek kadar, onun düşündüğü gibi düşünmek ve onun yaşadığı gibi yaşayabilmek,

Bayram; cihad ruhunu anlayarak, küfre, zulme ve nefse; karşı durmasını bilmektir…

Bayram; insanların mallarını sömüren ihanet şebekelerinin, küresel eşkıyaların, hainlerin, evler yıkıp ocaklar söndüren zalimlerin; kendi zulümlerinin pençesine yakalanmalarıdır.

Bayram; imanla yaşamak, imanla ölmek ve Rabbinin huzuruna imanla çıkabilmektir.

Bayram; Allah için sevmek, Allah için sevilmek ve Allah için sevinmektir.

Cenab-ı Mevlâ’mız bu dilek ve temennilerimizdeki bayramları gösterecektir inşaallah.

O Bayram ki; kırık kalpleri ve solgun yüzleri sevindirmektir.

O Bayram ki; büyüklerimizin hayır dualarını alıp, küçüklerimizi sevindirmektir.

 

Bu duygularla, şahsım ve Eğitimde Kaliteyi Geliştirme Derneği Yönetim Kurulu ve üyelerimiz adına, Yaşadığımız Ramazan Ayının maneviyatı farkındalığıyla;

111. yıldönümünü idrak ettiğimiz 18 Mart Çanakkale Zaferi münasebetiyle, Çanakkale ruhunu yaşattığımız müddetçe ulaşamayacağımız hiçbir hedef, başaramayacağımız hiçbir iş, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun kalmayacağı inancımız ile 18 Mart Şehitler Günü'nde bu mukaddes topraklar uğruna eşsiz bir mücadele örneği sergileyen, hiç çekinmeden canını ortaya koyan tüm şehitlerimizi, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bütün kahramanlarımızı rahmetle ve şükranla yâd ederken, Cenab-ı Allah’tan rahmet diliyor; Rabbimden idrak edeceğimiz mübarek Ramazan Bayramımızı hayırlara vesile kılmasını ve  gönüllerdeki bayramları nasip eylemesini niyaz ediyorum…” Dedi.

 

Ruhları şad olsun. 

1- Bakara, 190.                                                                                  

2- Enfal , 45                                                                        

3- Tırmizi/Fedail’l cihad-1639-

4- Bakara, 154.

 

ARTUKLU HABER AJANSI-ELAZIĞ

Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
13° / 6.8°
  • BIST 100

    16252,82%1,87
  • DOLAR

    44,20% 0,09
  • EURO

    51,01% 0,29
  • GRAM ALTIN

    7113,93% 0,07
  • Ç. ALTIN

    11584,42% 0,43