DEM Partili Yılmaz HUN, Hacı Ali Çocuk Yuvası’nda koruma ve bakım altında bulunan 2 buçuk yaşındaki Arteş CEZİK isimli çocuğa, Şiddet Vakası' nı meclis gündemine taşıdı.
Iğdır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı Hacı Ali Çocuk Yuvası’nda koruma ve bakım altında bulunan 2 buçuk yaşındaki Arteş CEZİK isimli çocuğa, kurumda bakım personeli olarak görev yapan Çiğdem Açıkgöz tarafından şiddet uygulandığı; durumun diğer personeller tarafından fark edilmesi üzerine çocuğun hastaneye kaldırıldığı ve darp raporu alındığı kamuoyuna yansımıştır. Söz konusu personelin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındığı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı bilinmektedir. Ayrıca ilgili personelin daha önce de çocuklara yönelik şiddet iddiaları nedeniyle soruşturma geçirdiği ileri sürülüyor
TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA
Aşağıdaki sorularımın aile ve sosyal hizmetler bakanı Mahinur Özdemir Göktaş tarafından Anayasa’nın 98’inci ve TBMM İçtüzüğünün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını saygılarımla arz ederim. 25.02.2026
Yılmaz HUN
Iğdır Milletvekili
Iğdır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’ne bağlı Hacı Ali Çocuk Yuvası’nda koruma ve bakım altında bulunan 2 buçuk yaşındaki Arteş CEZİK isimli çocuğa, kurumda bakım personeli olarak görev yapan Çiğdem Açıkgöz tarafından şiddet uygulandığı; durumun diğer personeller tarafından fark edilmesi üzerine çocuğun hastaneye kaldırıldığı ve darp raporu alındığı kamuoyuna yansımıştır. Söz konusu personelin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alındığı ve çıkarıldığı mahkemece tutuklandığı bilinmektedir. Ayrıca ilgili personelin daha önce de çocuklara yönelik şiddet iddiaları nedeniyle soruşturma geçirdiği ileri sürülmektedir.
Koruma ve bakım altındaki çocuklar, devletin doğrudan sorumluluğu altında bulunan, en kırılgan ve en savunmasız toplumsal kesimlerden biridir. Bu çocuklara yönelik her türlü ihmal ve istismar, yalnızca bireysel bir suç değildir. Aynı zamanda kamusal sorumluluğun ağır bir ihlalidir. Devlet, bakım yükümlülüğünü üstlendiği çocukların güvenliğini sağlamakla yükümlüdür. Kurum içinde gerçekleşen bir şiddet vakası, denetim mekanizmalarının, personel seçme ve izleme süreçlerinin ve çocuk koruma sisteminin ciddi biçimde sorgulanmasını gerektirmektedir.
Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 3’üncü maddesi, çocuklarla ilgili tüm faaliyetlerde “çocuğun üstün yararı” ilkesinin esas alınmasını zorunlu kılmaktadır. Aynı Sözleşme’nin 19’uncu maddesi ise çocukların her türlü fiziksel ya da zihinsel şiddete karşı korunması için taraf devletlere açık ve bağlayıcı sorumluluk yüklemektedir. Ayrıca Avrupa Çocuk Hakları Sözleşmesi ve ilgili uluslararası belgeler, devletlerin yalnızca şiddet gerçekleştikten sonra değil, şiddeti önleyici etkili mekanizmalar kurmakla da yükümlü olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.
2 buçuk yaşındaki bir çocuğun, devlet koruması altında bulunduğu bir kurumda darp edilmesi; ihmal zincirinin, denetimsizliğin ve sistemsel zaafların göstergesidir. Eğer iddia edildiği üzere ilgili personel daha önce de benzer fiiller nedeniyle soruşturma geçirmişse, bu durum kamu idaresinin ağır sorumluluğunu doğurmaktadır.
Devlet koruması altındaki bir çocuğun uğradığı şiddet, yalnızca bir personelin suçu değil; denetimsizliğin, ihmalkârlığın ve sistemsel zafiyetin sonucudur. Çocukların üstün yararını esas almayan hiçbir uygulama meşru değildir. Bakanlığın bu olay karşısında açık, şeffaf ve hesap verebilir bir tutum sergilemesi hem hukuki hem de vicdani bir zorunluluktur.
Bu bağlamda;
ARTUKLU HABER AJANSI-ANKARA
16012,85%1,27
44,05% 0,18
51,17% 0,03
7253,26% 1,01
11873,13% 0,00