Tarih: 10.05.2017 13:14

Hareketsiz Yaşam Hasta Ediyor?

Facebook Twitter Linked-in

Günümüz ‘modern’ çağın insanlığa mirası olan hareketsiz yaşam tarzının birçok kas-iskelet sistemi hastalığının yanı sıra hipertansiyon, diyabet, KOAH, obezite gibi kronik hastalıkların da nedenlerinden biri olarak gösteriliyor. Türkmenbaşı Tıp Merkezi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Önder Ergin’e göre günlük hayatta uygulanabilecek basit egzersiz programlarıyla bu hastalıklardan korunmak, tedavilerini kolaylaştırmak ve sağlıklı bir yaşam sürmek mümkün…

 

“Dünya Sağlık için Hareket Et Günü” nedeniyle açıklama yapan Dr. Önder Ergin, toplum olarak spor ve egzersiz yapma alışkanlığımızın standartların çok altında kaldığına dikkati çekerek, “Oysa, özel aletlere ve mekanlara ihtiyacımız olmaksızın basit fakat bilinçli bir yürüyüş programıyla bile alışkanlıklarımız değişebilir.” dedi.

 

Peki Nasıl ve Ne Kadar Egzersiz?

Başlıca egzersiz türleri arasında yürüyüş, koşu, yüzme, bisiklet gibi dayanıklılık egzersizlerinin yanında, ağırlıklarla yapılan direnç ve esneklik egzersizlerinin sayılabileceğini ifade eden Dr. Ergin açıklamasına şu görüşlere yer verdi;

“Aerobik egzersizlerde programlar kişinin kapasitesi ve sağlık durumuna göre değişmekle beraber haftada 4-5 gün yapılmalıdır. Hedef kalp hızı ile tempo ayarlanır. Örneğin; 40 yaşındaki biri için kalp atım hızı dakikada 90 ile 135 arasında olacak şekilde bir tempo idealdir. Pratik olarak orta şiddette bir egzersiz ile başlanır. Bu, konuşulabilecek ama şarkı söylenemeyecek bir tempodur. Hızımız yaklaşık saatte 6 km.’dir ve terleten bir tempodur. 30 dakikalık bir başlangıç uygun olur. Yürüyüş öncesi germe esneme egzersizleri ile kaslar ısıtılmalı, yürüyüş sonrasında denge, koordinasyon ve esneme egzersizleri ile program bitirilmelidir.”

 

“Sert Zeminde Uzun Süreli Yürüyüşler Kemik Ve Eklem Yapısına Zarar Verebilir.”

Herkesin biyolojik egzersiz saatinin farklı olduğuna da vurgu yapan Türkmenbaşı Tıp Merkezi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Önder Ergin, sabah saatlerinden ziyade öğleden sonra ya da günbatımının spor yapımı için tercih edilmesi gerektiğini belirtti. Aşırı güneş ve sıcağa maruz kalınmaması konusunda da uyarılarda bulunan Dr. Ergin,  “Rahat ve hava geçiren kıyafetler tercih edilmeli, sıvı kayıpları ve toksin atımı açısından sık sık su içilmeli. Yürüyüş ve koşu sırasında basınç absorbe eden spor ayakkabılar kullanılmalı. Tartan ve toprak pistlerde yürünmeli, beton ve asfalt zemin tercih edilmemelidir. Sert zeminde uzun süreli yürüyüşlerde kemik ve eklem yapısı zarar görebilmektedir.”

 

Hareketsiz Kalmamak İçin Neler Yapılmalı?

Oturarak masa başı geçirilen bir iş gününün kas ve iskelet sistemi için bir stres faktörü olduğunu ifade eden Dr. Önder Ergin, 30 dakikada bir 2-3 dakikalık molalar verilmesi gerektiğini belirterek “Dolaşmak ve masa başı egzersizleri uygulamak oldukça faydalıdır. Asansör kullanımını minimale indirmek ve kısmi kullanmak da pratik bir egzersiz başlangıcıdır. Egzersiz sırasında göğüs ağrısı, kolda ve çenede rahatsızlık hissi, baş dönmesi, bayılma, nefes darlığı, kalp atım düzensizliği gibi belirtiler hissedilirse hemen egzersiz sonlandırılmalı ve doktora başvurulmalıdır.” dedi.

 

“Tamamlayıcı ve Regülatif Tıp Yöntemleri Hakkında İlgili Hekimlere Danışılmalı.”

Sağlığın korunmasında ve beden regülasyonunun sağlanmasında egzersize gerekli önemin verilmesi gerektiği uyarısında bulunan Dr. Ergin, bununla beraber beslenme alışkanlığının düzenlenmesi, rafine şeker, alerjen gıdaları da diyetten çıkarılması gerektiğini söyledi. Vücut için toksik olabilecek maddelerden ve doktor tavsiyesi dışı gereksiz ilaç kullanımından uzak durulması gerektiğine de vurgu yaparak, ozon, manuelterapi, kupalama, nöralterapi gibi tamamlayıcı ve regülatif tıp yöntemleri hakkında ilgili hekimlere danışılmasını önerdi.

 

 
 
ARTUKLU HABER AJANSI



Orjinal Habere Git
— HABER SONU —