Tarih: 08.12.2017 14:28

MARDİN STK PLATFORMU`NDAN`` KÜDÜS``MİTİNGİ

Facebook Twitter Linked-in

 ABD Başkanı Trump’un Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıdıkları  yönündeki açıklamasının  ardından Mardin’de Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı tüm sendikalar  ve MARDİN STK Platformu ortak yaptıkları açıklama ile Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımadıklarını belirterek ABD ve İsrail’i kınadılar.

 

Mardin Fuat Yağcı camisinin önünde Cuma namazının ardından toplanan ve Mardin’de faaliyet yürüten ve aralarında; Memur-Sen, MÜSİAD, Ensar Vakfı, İlim Yayma Cemiyeti, Mardin Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti'nin de bulunduğu 55 sivil toplum kuruluşunun bulunduğu Mardin Sivil Toplum Kuruluşları (STK) Platformu; Emperyalist ABD Başkanı Donald Trump’ın, Kudüs’ü işgalci Siyonistlerin başkenti olarak tanıma ve ABD Büyükelçiliğini Kudüs’e taşımaya yönelik şer planını düzenledikleri ortak kitlesel eylemle kınadı.

 

Ak Parti Mardin Milletvekili Orhan Miroğlu ve Ak Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora'nın da katıldığı kitlesel basın açıklaması sırasında göstericiler Dört dilde ‘Kudüs’e sahip çık’ pankartları açtı

Göstericilerin açtıkları pankartlarda “Zalimler İçin Yaşasın Cehennem”, “Kahrolsun İsrail”, "Kahrolsun ABD" sloganlarının atıldığı basın açıklamasında sık sık tekbirler getirildi. Kürtçe, Türkçe, Arapça ve İngilizce dillerinde “Kudüs Ümmetindir, Kudüs’e Sahip Çık''Diye haykırdılar.

“Kudüs Ümmetindir, Sahip Çık” temasıyla düzenlenen basın açıklamasını Mardin Sivil Toplum Kuruluşları (STK) Platformu Başkanı Mustafa Aydın okudu.

7000 Yıllık tarihi  kent Mardin'den dünyaya hitap eden Başkan  Aydın, Kudüs’ü Siyonizm’e ve işbirlikçilerine teslim etmeyerek sahip çıkacaklarını tüm dünyaya haykırdı.



“Peygamberlerin önemli diyarı Kudüs’tür ve bizim için Kudüs, tevhit ve kardeşliğin merkezidir.” diyen Aydın, “Kudüs, merhametin ve sulhun membaıdır. Kudüs, ilk kıblemiz ve değerli kutsalımızdır. Bu nedenle Kudüs derin bir tarih, ağır bir emanet ve büyük bir değerin adıdır.” dedi

 

Aydın Basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

 

''İnsanlık tarihinden bu yana iyi ile kötü, zalim ile mazlum ve haklı ile haksızın kavgası hep olagelmiştir.
Adalet, merhamet ve Tevhid öncüleri olan peygamberler bu kavgada hakkın ve haklının önderleri olarak zulme, fesada, şirke, tağuta ve müstekbirlere karşı birer örnek ve model olmuşlardır.
Bu kutlu peygamberlerin önemli bir diyarı da Kudüs’tür.     
 
    Bizim için Kudüs, Tevhid ve kardeşliğin merkezidir.   Kudüs, merhametin ve sulhün membaıdır.   Kudüs, ilk kıblemiz ve değerli kutsalımızdır.
 
Bu nedenle kudüs derin bir tarih, ağır bir emanet ve  büyük bir değerin adıdır.
 
Binlerce yıllık tarihinde KUDÜS, bahtunasır ve Titus başta olmak üzere  zalim krallar tarafından defalarca yakılıp tahrip edildi. Haçlıların saldırısına ve emperyalistlerin işgaline uğradı. Ama Kudüs, yere düşmekle değerinden bir şey kaybetmeyen bir mücevher gibi saygınlığını daima koruyabilmiştir.
 
Bugün bizler, bu duyarlı topluluk, siz basiretli insanlar olarak Kudüs’ün saygın, muhterem ve değerli  varlığını hatırlamak ve hatırlatmak için buradayız.
 
Malumunuz olduğu üzere 9 Aralık 1917’de, Filistin toprakları İngilizler tarafından işgal edilerek elimizden çıkmıştı.
1922 yılında Filistin topraklarında yaşayan Yahudi nüfusu sadece yüzde 11 idi. İngilizlerin ve batılı güçlerin  işgalleri, baskıları ve saldırıları ile Filistinliler göçe zorlandı.
 
1920 yılından 1947 yılına kadar İngiliz işgali ve mandası altında kalan Filistin toprakları BM tarafından 1947 yılında devralındı. 1948 yılında  Siyonist İsrail'in kurulması BM tarafından kabul edildi ve bölgeye göç eden yahudi nüfusu toplam nüfusun 30'una ulaştı.
Ancak başta ABD olmak üzere tüm emperyal güçlerin siyonistlere desteği ve Siyonistlerin Filistin topraklarındaki müslümanların evlerine, işyerlerine ve çocuklarına saldırısı hiç bitmedi.
 
Bugün bütün dünyanın gözü önünde bütün uluslararası hukuk ve anlaşmalar yok sayılarak İsrailin işgal, katliam ve vahşeti devam etmektedir.
 
Ancak İsrail bu şımarıklığına, bu hukuksuzluğuna ve bu katliamlarına Haçlı İttifakının arkasına sığınarak devam etmektedir.
ABD başkanı Trump evvelki gün bütün dünyanın gözü önünde ve açıkça 'Kudüs İsrailin Başkentidir ve ABD Büyükelçiliği de Kudüse taşınacaktır' dedi. Bu açıklama  insanlığa ihanettir. Bu açıklama fitnenin fitilini tutuşturmak, bölgesel bir savaşı kışkırtmaktatır. 
 
ABD’ nin bu kararı  İslam dünyasını hiçe saymaktır ve ağır bir ihanettir.
 
BM Güvenlik Konseyinin, İsrailin 1967 ve sonrasında işgal ettiği topraklara geri çekilmesi ve Kudüsün özel statüsünü belirleyen 242 sayılı kararı ABD tarafından çiğnenmektedir.
 
 Kudüs bütün müslümanlarındır ve müslümanların kutsal beldesi olarak kalmaya devam edecektir. 
 
Kudüs bize küresel zulmün ve vicdansızlığın vardığı yere işaret etmektedir. Kudüs, dünyada uluslararası hukukun ve anlaşmaların ne kadar anlamsız ve aciz olduğunu göstermektedir.
 
Kudüs davası bize müslümanların acziyet ve perişanlığını, güçsüzlük ve dağınıklığını göstermektedir.
 
Kudüs müslümanların ittihad ve dayanışma ihtiyacının ne kader elzem olduğunu haber vermektedir.
 
Kudüs müslümanlara acil çağrıdır.; Ey müslümanlar! Cemaatçılık, mezhepçilik, milliyetçilik ve hizipçilik illetinden bir an önce kurtularak gücünüzü ve amacınızı birleştirin. 
 
Zira Allah Kudüs davası ile hepimizi imtihan etmektedir.
 
Haçlı zihniyetini taşıyan sömürgeci güçler de müslümanlara ve islam coğrafyasına Kudüs üzerinden ayar vermekte ve rencide etmektedir.
 
İsrailin Başkenti dün Londra, bugün ise Washington'dur. Çünkü İngilizlerin başını çektiği küresel şer güçleri tarafından İsrail bir paslı hançer gibi müslümanların kalbine saplanmış ve ABD tarafından da saldırgan ve mütecaviz yapısı himaye edilmektedir. 
 
TBMM tarafından tüm üyelerinin ortak bildiri ile Trump kararını kınamasını takdir ediyor, ve benzer durumlarda ortak karar alabilmelerini çok anlamlı ve değerli buluyoruz.
 
 
Gazzeli çocuklar Musa' nın yanında, siyonist askerler Firavun' un tarafında savaşmaktadır. Filistin halkı İbrahim' in izinde, siyonistler ve haçlı ittifak güçleri Nemrut' un safında yer almaktadır.
 
 
Bugün İslam dünyasının 4 köşesinde ve Türkiye' nin 81 ilinde bütün Müslümanlar Kudüs davası için tek vücut olarak ayaktadır. 
 
Kuzey Mezoptamya' da kıyama duran kalesinin eteklerinden kadim Mardin' den dünyaya sesleniyoruz.
Kudüs  insanlığın ortak tarihi mirasıdır. Müslümanların ismet-i harimi ve ümmetin haasasiyet alanıdır.   Kudüs;  siyonizme ve işbirlikçilerine teslim olmayacaktır.
 
 
İslam coğrafyasının her tarafında Türkiye’ de ve Mardin’ de yaşayan Müslümanlar olarak Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya ve haklı davalarında destekçileri olmaya devam edeceğiz.  ''Dedi.
 
 
 
 
ARTUKLU HABER AJANSI-MARDİN

.

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —