Milli Eğitim Bakanlığı'nın "Ramazan Ayı Etkinlikleri” Genelgesi TBMM'ye Taşındı

Millî Eğitim Bakanlığı’nın 12 Şubat 2026 tarihinde 81 il valiliğine gönderdiği “Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu talimatı hakkında Milli Eğitim Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi verildi.

Ankara 16.02.2026 19:29:00 115 0
Milli Eğitim Bakanlığı

Millî Eğitim Bakanlığı’nın 12 Şubat 2026 tarihinde 81 il valiliğine gönderdiği “Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu talimatı hakkında Milli Eğitim Bakanı’nın yanıtlaması istemiyle İstanbul Milletvekili Kezban KONUKÇU ,TBMM Başkanlığına soru önergesi verdi.

 

 

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA

 

Aşağıda belirtilen sorularımın Milli Eğitim Bakanı Yusuf TEKİN tarafından Anayasa’nın 98’inci TBMM İçtüzüğün 96’ncı ve 99’uncu maddeleri gereğince yazılı olarak cevaplandırılmasını arz ederim.

 

 

 

Kezban KONUKÇU

İstanbul Milletvekili

 

 

Çocukların ücretsiz bir öğün yemek, temiz su ve hijyen hakkını sağlamayan; 6 Şubat 2023 depreminin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen hâlâ prefabrik/konteyner okullarda, sağlıksız ve güvensiz koşullarda eğitim gören çocukların temel ihtiyaçlarını önceliklendirmeyen iktidar, tüm çocuklar için parasız, bilimsel, anadilinde ve nitelikli eğitimin fiziki koşullarını oluşturmak yerine eğitimi kendi paradigmasıyla siyasallaştırmaya devam etmektedir. Nitekim 12 Şubat 2026 tarihinde yayımlanan ve 81 il valiliğine gönderilen, Türkiye’nin çoğulcu yapısını, dilsel, dinsel ve kültürel çeşitliliğini içermekten uzak, dışlayıcı toplumsal mühendislik ve kültürel asimilasyon olarak tanımlayabileceğimiz son projesi olan “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu yazı ve buna bağlı rehber basına yansımıştır.

Okul öncesinden ortaöğretime kadar tüm kademeleri kapsayan okulları “tek din, tek mezhep” ritüellerinin uygulama alanı haline getirmeyi amaçlayan bu programda açıkça belirtildiği üzere; 4-6 yaş grubundaki çocuklar öğretmenleri eşliğinde camiye götürülecek, iftar sofrası kurma ve sadaka taşı gibi ritüeller öğretilecek, ailelerden “Ramazan hazırlığı yaparken veya dua ederken” fotoğraf istenerek okula getirilmesi teşvik edilecek, ortaokul ve liselerde “İftarda Konuşalım” başlıklı söyleşiler düzenlenecek ve Ramazan temalı görsellerle çalışmalar sergilenecektir.

Başta Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) ve Veli-Der olmak üzere eğitim sendikaları ile dernekler, bu uygulamanın çocukların üstün yararına aykırı olduğunu vurgulamakta; “gönüllülük” adı altında yürütülen ancak fiilen idari yönlendirme içeren etkinliklerin, katılmayan öğrenciler ve öğretmenler açısından fişlenme, dışlanma ve akran zorbalığı riskini beraberinde getirdiğini belirtmektedir. Eğitim-Sen, 13 Şubat 2026 tarihli resmi açıklamasında bu talimatın Anayasa’nın laiklik ilkesine ve eğitimin bilimsel niteliğine aykırı olduğunu; 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ve Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’ne göre müfredatta yer almayan dini içerikli faaliyetlere izin verilmediğini; okulların farklı inanç gruplarından ve inancı olmayan öğrencilerin bir arada bulunduğu kamusal alanlar olduğunu ve devletin tüm inançlara eşit mesafede durması gerektiğini vurgulamış; üyelerine ve eğitim emekçilerine yönelik “Ramazan Ayı Etkinlikleri Dilekçe Örneği” yayımlayarak hukuka aykırı görevlendirmelere karşı yasal haklarını kullanma çağrısında bulunmuştur. Özellikle 4-6 yaş grubundaki çocukların psikososyal gelişim düzeyi dikkate alındığında, aidiyet ve dışlanma duygusunun bu yaşlarda derin ve kalıcı etkiler bırakabileceği; aile fotoğraflarının istenmesiyle velilerin özel hayatına müdahale edildiği uyarısında bulunulmuştur.

Türkiye gibi çok dilli, çok inançlı ve çok kültürlü bir toplumda; Alevi, Hristiyan, Musevi, Ezidi veya inançsız ailelerin çocuklarına veli rızası aranmaksızın tekçi bir din anlayışının dayatılması, eğitim sistemini kamu hizmeti olmaktan çıkarıp iktidarın homojen toplum yaratma projesine hizmet eden bir araca dönüştürmektedir. Bu durum Anayasa’nın 2., 10. ve 24. maddeleriyle güvence altına alınan laiklik ilkesini ve din-vicdan özgürlüğünü; Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin 14. maddesiyle korunan çocuğun düşünce, vicdan ve din özgürlüğünü; 18. maddesiyle güvence altına alınan ebeveynlerin çocuklarını kendi inanç ve felsefelerine göre yetiştirme hakkını açıkça ihlal etmektedir.

Devletin görevi farklılıkları görünür kılarak ayrıştırmak değil, güvenli ve kapsayıcı bir eğitim ortamı sağlamaktır. “Gönüllülük” kavramının idari hiyerarşi içinde fiili zorunluluğa dönüşmesi, öğrenciler ve eğitim emekçileri açısından psikolojik baskı, ayrımcılık ve hak ihlali doğuracaktır. 

Derinleşen yoksulluk, okul öncesi eğitime erişim sorunu, beslenme krizi ve fiziki altyapı eksiklikleri özellikle deprem bölgesinde prefabrik/konteyner okullarda devam eden eğitim ortadayken; kamusal kaynakların dini içerikli organizasyonlara yönlendirilmesi, bütçe tercihlerinin kamusal yarar ilkesinden uzaklaştığını göstermektedir.

 

Bu bağlamda;

  1. 81 il valiliğine gönderilen “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu talimat ve rehberin açık ve somut hukuki dayanağı nedir? Eğitim-Sen’in işaret ettiği üzere, bu uygulama 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu ve Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’ne (müfredat dışı dinî faaliyet yasağı) aykırı değil midir? Bu uygulama Anayasa’nın 2., 10. ve 24. maddeleriyle nasıl bağdaştırılmaktadır?
  2. Bakanlığınız, laiklik ilkesini zedeleyen ve kamusal eğitimin dinselleştirilmesi sonucunu doğuran bu uygulamanın anayasal suç teşkil etmediğini hangi hukuki gerekçeye dayandırmaktadır?
  3. Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 2. maddesi, Bakanlığınıza çocukların pedagojik gelişimini hiçe sayarak onları tek bir inanç grubunun ritüellerine zorlama yetkisi mi vermektedir? “Milli ve manevi değerler” kavramı, Anayasa’nın laiklik ilkesinden ayrı tutularak mı yorumlanmaktadır? Eğitim-Sen’in açıklamasında vurgulandığı gibi, okulların kamusal alan niteliği ve eşit mesafe ilkesi nasıl gözetilmektedir?
  4. MEB’in “Ramazan Ayı Etkinlikleri” talimatı ve rehberi, velilerin açık ve yazılı rızası alınmadan nasıl uygulanacaktır? Ailelerden “dua ederken veya Ramazan hazırlığı yaparken” fotoğraf istenmesi, velilerin özel hayatına müdahale değil midir?  Farklı inanç ve etnik gruplardan velilerin itiraz hakkı nasıl güvence altına alınmıştır?
  5. Henüz soyut düşünme yetisi gelişmemiş 4-6 yaş grubu çocukların dini mekanlarda (cami ziyareti) karşılaşacakları sembol, telkin ve ritüellerin (iftar sofrası, sadaka taşı vb.) yaratacağı psikolojik travmalar ve gelişimsel riskler konusunda Bakanlığınızca bilimsel bir çalışma yapılmış mıdır? Yapılmış ise bu çalışma hangi akademik kurul veya uzman raporuna dayanmaktadır?
  6. Etkinliklerin “gönüllülük” esasına dayandığı belirtilmektedir. Bu gönüllülüğün fiili bir zorunluluğa dönüşmemesi için Bakanlığınızca hangi yazılı güvenceler oluşturulmuştur?
  7. “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında hazırlanan programlarda; Alevilik, Ezidilik, Musevilik, Hristiyanlık gibi inançların veya farklı etnik/kültürel kimliklerin değerleri neden “manevi değerler” kapsamına alınmamaktadır? Bakanlığınızın “manevi değer” tanımı sadece Sünni-İslam inancını mı kapsamaktadır?
  8. Sınıf ortamında “namaz, dua, oruç” gibi pratiklerin takibi ve fotoğraflanması; farklı inançlara sahip (Alevi, Hristiyan, Ezidi vb.) veya inancı olmayan öğrencilerin “öteki” olarak kodlanmasına ve akran zorbalığına yol açmayacak mıdır?
  9. Etkinliğe katılmayan öğrencilerin akran zorbalığına maruz kalmaması ve toplumsal dışlanma yaşamaması için Bakanlık tarafından bir psikososyal risk analizi yapılmış mıdır? Bu konuda okul yönetimlerine gönderilmiş bir rehber veya önleyici tedbir var mıdır?
  10. Etkinliğe katılan ve katılmayan öğrencilere ilişkin herhangi bir liste, yoklama, raporlama veya veri kaydı tutulacak mıdır? Katılım durumunun il/ilçe milli eğitim müdürlüklerine bildirilmesi istenmiş midir?
  11. Bakanlığınızca etkinliğe katılmayan öğretmenler açısından idari baskı, performans değerlendirmesinde olumsuz kayıt, görevlendirme dışı bırakma veya benzeri dolaylı yaptırımların söz konusu olmayacağına dair açık bir güvence verilmiş midir?
  12. “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” kapsamında yürütülen “milli ve manevi değerler” içerikli faaliyetler için 2026 yılı bütçesinden ayrılan toplam kaynak miktarı ne kadardır?
  13. Deprem bölgesinde hâlâ prefabrik yapılarda eğitim gören öğrenci sayısı kaçtır?
  14. Aynı bütçe döneminde deprem bölgesindeki kalıcı okul yatırımları için ayrılan kaynak tutarı ne kadardır?
  15. Çocukların en temel hakkı olan bir öğün ücretsiz sağlıklı yemek ve hijyenik barınma ihtiyaçları bütçe yetersizliği gerekçesiyle karşılanmazken; “Ramazan Etkinlikleri” ve benzeri ideolojik projeler için ayrılan bütçenin kaynağı nedir?
  16. Başta Eğitim-Sen ve Veli-Der olmak üzere eğitim alanında faaliyet yürüten kurumların akran zorbalığı, fişleme ve dışlanma riskine ilişkin uyarıları Bakanlık tarafından değerlendirilmiş midir? Eğitim-Sen’in yayımladığı “Ramazan Ayı Etkinlikleri Dilekçe Örneği” ve yasal hak kullanımı çağrısı dikkate alınarak bu kurumlarla herhangi bir istişare yürütülmüş müdür?

 

ARTUKLU HABER AJANSI-ANKARA

 

 

 

 

 

 

 

15.3° / 8.3°
  • BIST 100

    17132,20%0,11
  • DOLAR

    43,71% -0,02
  • EURO

    51,87% -0,05
  • GRAM ALTIN

    6995,00% -1,13
  • Ç. ALTIN

    11752,66% 0,00