TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanı Kurtulmuş’un başkanlığında, İsrail'in Gazze saldırısı, Filistin halkına yaptığı soykırım ve zulüm ile kıtlık politikaları ve bölgede var olan güncel duruma ilişkin olağanüstü gündemle toplandı.
Kurtulmuş, yapılan elektronik yoklamada toplantı yeter sayısının bulunduğunu bildirdi.
Olağanüstü toplantı çağrısı tezkeresinin okunmasının ardından Genel Kurul’un açılışında konuşan Kurtulmuş, İsrail’in Gazze’de ve tüm Filistin topraklarında gerçekleştirdiği soykırım ve zulüm ile bölgedeki saldırganlığı ve yayılmacı eylemleri hakkında 28. Yasama Dönemi’nde TBMM Genel Kurulu olarak 6 ortak bildiri ve Başkanlık Tezkeresi’nin kabul edildiğini belirtti.
Bugün de İsrail’in Filistin halkına karşı saldırganlığını artırması, Gazze’deki kıtlığı bir imha silahı olarak kullanması, soykırımda yeni bir boyuta geçmesi dolayısıyla ve Gazze’yi tamamen ilhaka kalkışmasını görüşmek üzere bir araya gelindiğini ifade eden Kurtulmuş, İsrail’in on yıllardır Filistin halkına karşı sürdürdüğü işgal, imha ve ilhak politikalarının son iki yıldır soykırım boyutlarını çoktan aştığının görüldüğünü, artık kelimelerin yetersiz kaldığı noktada olunduğunu vurguladı.
“Siyonist İsrail’in yaptıklarını ne zulüm ne vahşet ne barbarlık ne katliam ne de soykırım sözcükleri tanımlamaya yeterlidir.” diyen Kurtulmuş, şimdiye kadar büyük çoğunluğu kadın ve çocuk 70 bine yakın insanın katledildiğini, sivil altyapının kasıtlı şekilde hedef alındığını, okulların, ibadethanelerin ve hastanelerin alçakça bombalandığını belirtti.
Daha birkaç gün önce Gazze’nin güneyindeki Nasır Hastanesine yönelik saldırıda hastalar, sağlık çalışanları ve uluslararası basın mensupları dahil onlarca masum insanın dünyanın gözü önünde katledildiğini hatırlatan Kurtulmuş, Gazze’deki 36 hastaneden 33’ünün ya tamamen yıkıldığını ya da çok ağır hasar aldığını kaydetti. Kurtulmuş, “Yani fiilen Gazze’de sağlık hizmetleri verilemez bir noktaya gelmiştir.” diye konuştu.
Açlık ve kıtlığın aylardan beri, masum insanlara karşı bir yok etme yöntemi olarak kullanıldığını dile getiren Kurtulmuş, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Öyle ki, gıda yardım konvoyları bile siyonist barbarlarca ölüm tuzaklarına dönüştürülmüştür. İsrail, Gazze’yi işgal harekatını genişletme kararı alarak insanlık suçlarını sürdürmeye devam etmektedir. İsrail’in Gazze halkını bilerek ve isteyerek açlığa ve kıtlığa mahkum ettiği BM ve diğer uluslararası kuruluşlar tarafından da doğrulanmıştır. İsrail derhal ateşkesi kabul etmeli ve tüm silahlı birimlerini bölgeden çekmelidir. Hazırlanan uluslararası insani yardım ve imar planları temelinde Gazze’nin acilen yeniden ayağa kaldırılması sağlanmalıdır. Bölgenin yönetimi Filistinlilere ait olmalı, güvenliği ise BM barış gücü tarafından teminat altına alınmalıdır. Hatta geçtiğimiz günlerde İrlanda Cumhurbaşkanının da ifade ettiği şekilde, Gazze’de insani şartların sağlanması amacıyla, BM tarafından bir güç gönderilmesi ivedilikle sağlanmalıdır.”
- “İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki her eylemi uluslararası hukukun ihlalidir”
Kurtulmuş, İsrail’in barbarlığının sadece Gazze ile sınırlı olmadığını, Kudüs ile Batı Şeria’da da silahlı güçleri ve gaspçı yerleşimcileri vasıtasıyla Filistinlilere uyguladığı şiddeti fütursuzca artırdığını, toprak işgalini, yasadışı yıkım ve yerleşim inşasını hızlandırdığını belirtti.
Son olarak, oldukça hassas bir bölge olan, E1 bölgesi olarak tanımlanan topraklarda da Kudüs’ün doğusunu Batı Şeria’dan ayırmayı amaçlayan yeni bir yasadışı yerleşim yeri oluşturma kararının uluslararası camiada büyük bir infiale yol açtığına işaret eden Kurtulmuş, “Diğer yandan İsrail parlamentosu da uluslararası hukuka aykırı bir şekilde, BM Filistinli Mülteciler Yardım ve İmar Ajansı’nın (UNRWA) faaliyetlerini yasaklayan, Gazze ve Batı Şeria’ya insani yardımların ulaşmasını engelleyen, Filistin topraklarına el koyan kanunları kabul etmekte, Filistin topraklarının ilhakı çağrısında bulunan kararlar almaktadır. Ezcümle, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki her eylemi uluslararası hukukun açık bir ihlalidir, savaş suçudur, soykırımdır.” değerlendirmesini yaptı.
- “İnsanlık cephesi dil, din, ırk, coğrafya ayrımı olmaksızın sesini daha da yükseltmektedir”
Soykırımcı Netanyahu çetesinin acımasız eylemlerine karşı dünyanın her köşesinde halkların tepkisinin her geçen gün arttığına ve büyüdüğüne dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle devam etti:
“Bu caniler çetesine karşı insanlık cephesi dil, din, ırk, coğrafya ayrımı olmaksızın sesini daha da yükseltmekte, dünyanın neredeyse her ülkesinde her başkentinde Siyonist İsrail telin edilmektedir. Bu sebepledir ki, yakın bir zamana kadar sessiz kalarak veya mazeretler üreterek İsrail’e destek olan Batılı ülke hükümetleri ve parlamentoları dahi İsrail’e tepki göstermeye başlamıştır. Bazı Batılı hükümetler gelecek ay Filistin’i tanıma kararını almaya hazırlanmaktadır. Birçok Batılı ülke İsrail’e karşı yetersiz de olsa yaptırım kararları almak üzeredir. Esasen başta ülkemiz olmak üzere Asya, Afrika ve Latin Amerika devletleri bu konuda öncü rol oynamaktadır.
Dünya parlamentolarında İsrail’e daha etkin yaptırım uygulanması yönünde baskılar artmakta, sesler yükselmekte, hatta aksi tutumlar siyasi sorunlara dahi neden olmaktadır.
Nitekim bunun bir örneği olarak Hollanda Dışişleri Bakanı ve partisinden yedi bakanın, Hollanda parlamentosunun İsrail’e ek yaptırım kararı almaması üzerine koalisyondan ayrılması Hollanda’da siyasi bir krize yol açmıştır. ABD Kongresinde dahi İsrail’in Gazze’de ateşkesi kabul etmesini ve insani yardımı engelleme politikasına son vermesini isteyen üyelerin sayısı artmaktadır. İsrail’e Amerikan kamuoyunda verilen destek de here geçen gün azalmaktadır.”
TBMM Başkanı Kurtulmuş, “İsrail’in soykırım ve ilhak politikalarına karşı koymak ve insanlık cephesine destek olmak amacıyla, parlamenter alan dahil çok boyutlu ve çok yönlü çabalarımızı artırarak sürdürmek zorundayız. Soykırımcı Netanyahu ve çetesinin uluslararası alanda daha fazla tecrit edilmesi için elimizden gelen her türlü çabayı ortaya koymalıyız.” dedi.
Bu amaçla Gazi Meclis’in attığı önemli adımların olduğunu dile getiren Kurtulmuş, TBMM’nin, oybirliğiyle aldığı kararlarla İsrail’in Filistin’deki katliamlarını ve bölgedeki saldırılarını güçlü şekilde defaatle kınadığını aktardı.
Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Uluslararası Adalet Divanı’nda, İsrail’in Gazze’de soykırım işlediği suçlamasıyla Güney Afrika Cumhuriyeti tarafından açılan davaya Türkiye’nin müdahil olması sürecinde de Meclisimiz aktif katkı sunmuştur. TBMM, Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı geçen sene Genel Kurulda konuk ederek, Filistin Devleti’nin sesinin uluslararası camiada duyulmasına büyük bir katkı sunmuştur. Meclisimiz, Parlamentolar Arası Kudüs Platformuna destek olmaktadır. Bu yıl Nisan ayında, TBMM’nin öncülüğünde İstanbul’da tesis ettiğimiz ‘Filistin’i Destekleyen Parlamentolar Grubu’ kurumsal seviyede Filistin davasının uluslararası mücadelesindeki öncü kuruluşlardan birisi olmaya adaydır.
7 Kasım 2024’te Brezilya’da katıldığımız P20 Parlamento Başkanları Zirvesi’nde ‘İsrail’in BM üyeliğinin askıya alınmasının tartışılması vakti gelmiştir" diye ifade etmiştim. Maalesef artık sözün bittiği yerdeyiz. Gözlerimizin önünde bir halk; kadınıyla, çocuğuyla, yaşlısıyla genciyle katlediliyor, hatta açlıktan ölüme mahkum ediliyor. Bugün, artık somut adımların acilen atılmasını ve İsrail soykırım politikalarından dönene kadar, vazgeçene kadar BM dahil tüm uluslararası kuruluşlardaki üyeliklerinin askıya alınmasını teklif ediyorum, uluslararası camiaya ilan ediyorum.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, tüm siyasi gruplarıyla, tüm milletvekilleriyle; Filistin halkının meşru haklarının savunulması, Filistin Devleti’nin daha fazla ülke tarafından tanınması, iki devletli çözüm perspektifinin sonuna kadar korunması, İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarında uyguladığı soykırım ve sömürge suçlarının durdurulması ve sorumluların mahkemelerde hesap vermesine yönelik uluslararası çabalara öncülük etmeye ve katkı sunmaya devam edecektir. Yüce Meclisimizin bugünkü olağanüstü toplantısı hiç şüphesiz bu tarihi sorumluluğumuzun bir gereğidir. Masum ve mazlum Filistin halkının haklı davasını savunmak bizim için insani, İslami ve tarihi bir sorumluluktur. Filistin davası kim ne derse desin bizim için, Türkiye için, milletimiz için milli bir davadır. Tam anlamıyla özgür ve egemen Filistin Devleti’nin kurulmasını sağlayana kadar bu mücadeleye TBMM olarak destek olacağımıza, öncülük yapacağımıza bir kere daha buradan söz veriyorum.”
ARTUKLU HABER AJANSI-ANKARA
11318,41%-0,44
41,15% 0,25
48,01% -0,17
4530,61% 0,49
7229,64% 0,54