ABDULLAH AĞAR


14 günde 14 şehit!


14 günde 14 şehit!


Ne oluyor?


YPG/PKK amacı ne?

 

- KANDİL’in ‘sözde’ bir Bahar Atılımına takati olduğunu göstermek istiyorlar.


- Türkiye’deki ‘seçim gerginliğini istismar ederek’ siyasi kutuplaşmayı derinleştirmek, toplumsal düşmanlığı arttırmak, kalıcı kamplaşmayı sağlamak istiyorlar.


- KANDİL'in güç ve etkisinin temel dayanağı olan dağı-terörü göstererek, Suriye ve Irak’taki siyasi/terör, Türkiye’deki siyasi türevleri üzerindeki etki ve nüfuzunu devam ettirmek, örgüt içindeki çatlak sesleri kesmek istiyor.


- Türkiye’yi ‘sözde’ yeni bir çözüm/barış sürecine zorlamak,

- Gözleri Fırat’ın doğusundan ve Menbiç’ten uzak tutmak,
- Örgüt’ün siyasi ve topoğratik tezini Türkiye’ye kabul ettirmek,
- Türkiye ile Rusya’yı, Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek,
- Astana’yı bozmak,
- S-400’lerin alımını engellemek veya geciktirmek,
- Toplumun özgüvenini sarsmak,
- Karar vericilerin konsantrasyonunu dağıtmak, üzerinde baskı oluşturmak,
- TÜM sivil toplum ve siyaset üzerindeki baskısını htirmek ve etkisini devam ettirmek,
- Ana kitlede avladığı balıkları kendine (katiline) aşık aşk etmek,
- Türkiye’yi yurt içi ve Irak’ın kuzeyindeki dağlık alanlara hapsedip, destabilize etmek.
- ABD ile yaşanan gerginliği daha da derinleştirmek!

***

Azez’den Tel Rıfat’a, Şırnak’tan Hakkari’ye, Irak’tan ve İran sınırlarına sivil asker 14 şehit verdik.
Ne oldu?
Ne oluyor?
PKK’nın amacı ne?
Öncelikle şunu söylemek gerekiyor: Saldırıların hemen hepsi uzaktan ve sofistike silahlarla yapıldı. Son dönemde elinde sıkça görülen güdümlü tanksavar roketleri, havanlar ve keskin nişancı tüfekleri kullanıldı.


PKK karların erimesiyle birlikte varlığını gösterme, etkisini htirme ihtiyacı duyar. Bu nedenle her kış bitimi ‘sözde’ bir Bahar Atılımına yapmak, kan akıtmak ister. 


Bununla birlikte birbirinden bağımsız alanlarda, gelişmiş silahlarla yapılan bu eylemlere genel ve özel boyutlarla bakmak gerekir. 
Türkiye’nin içine girdiği gergin bir seçim atmosferi var. Bunu kendi ayrılıkçı-bölücü hesapları ve ideolojik hedefleri adına kullanmak istiyor. Akan kan-oluşan hassasiyetler ve kutuplaşmalar üzerinden genel siyasi kutuplaşmayı derinleştirmek, toplumsal düşmanlığı arttırmak, kalıcı kamplaşma istiyor.


Örgüt içinde fikir ayrılıkları, farklı bağlantı ve bağlılıklar, angajmanlar gelişti. Kandil kendini hala patron görüyor. Kandil baronları YPG/PKK varlığının temel dayanağı ve kökü DAĞDAKİ TERÖRÜ göstererek, Suriye ve Irak’taki siyasi/terör, Türkiye’deki siyasi türevleri üzerindeki etki ve nüfuzunu devam ettirmek, örgüt içinde çatlak sesleri kesmek istiyor.
Gerek Irak ve Suriye’deki varlıklarını kalıcı olarak devam ettirmek, yeterli güce ve etkiye ulaştığında Türkiye’yi ayrıştırmak-parçalamak üzere Türkiye’yi ‘sözde’ yeni bir çözüm/barış sürecine zorlamak istiyorlar.


TÜM sivil toplum ve siyaset üzerindeki baskısını htirmek ve etkisini devam ettirmek, ana kitlede avladığı balıkları kendine (katiline) aşık aşk etmek istiyor. Bunu daha önce bölge halkına karşı yapardı, şimdi siyasi ve sivil toplum türevleri üzerinden hem öldürüp hem (demokrasi-insan hakları-özgürlük-barış-hukuk diye) ağlayarak tüm topluma karşı yapıyor. (Çaresizlik-Stockholm sendromu)


Eylemleriyle dikkatleri başka alanlara kaydırarak gözleri Fırat’ın doğusu ve Menbiç’ten uzak tutmak istiyor. Böylece özellikle bu alanlardaki varlığını ve etkisini sağlamlaştırmak, kalıcılaşmak ve bu varlığı, siyasi ve topoğratif tezini oldubittiye getirip, bu tezi Türkiye’ye kabul ettirmek istiyor.
Türkiye ile Rusya’yı, Türkiye ile İran’ı karşı karşıya getirmek istiyor. Bunun en çarpıcı örneği Tel Rıfat’ta yaşandı. 4 Mayıs’ta YPG/PKK’nın Tel Rıfat’tan gerçekleştirdiği saldırı sonrası icra edilen tepki-takip harekâtında Ruslarla resmen karşı karşıya kalındı.
Öte yandan genel amacı Astana sürecini baltalamak ve etkisini ortadan kaldırmak. Astana’nın hassas dengeler üzerine inşa edilmiş bir güven ve etkisi var. Bu hassas dengeyi doğrusal ve asimetrik etkilerle önce güvensizliğe taşımak, sonra da bozmak istiyor.


S-400’lerin alımını engellemek ya da geciktirmek PKK’nın temel amaçlarından biri. Kazanılacak stratejik caydırıcılığa karşı terör kartı devam ediyor. Söz konusu saldırıları düzenleyen PKK-YPG unsurlarını bağımsız değil. Büyük güçlere angaje olarak hareket ediyorlar ve onların maşası olarak davranıyorlar. Bölgede Türkiye'yi istemeyen güçlerin planlarını uygulayan bir yapı olarak ellerinden gelini yapıyorlar. Öte yandan kullanılan bir kart/bir pazarlık unsuru olarak, Türkiye’nin olası ve gelişen inisiyatiflerini körlemek, engellemek ve geciktirmek istiyorlar. 
Toplumun özgüvenini sarsmak, karar vericilerin konsantrasyonunu dağıtmak, üzerinde baskı oluşturmak, Türkiye’yi yurt içi ve Irak’ın kuzeyindeki dağlık alanlara hapsedip, destabilize etmek ise gerçekleştirdiği bu saldırıların diğer hedefleri arasında.

 

Saygı ile.
Abdullah Ağar
15 Mayıs 2019