AÇLIK SINIRININ ALTI
*TÜİK,
*enflasyon,
*asgari ücret,
*en düşük emekli maaşı,
*yoksulluk sınırı,
*AÇLIK SINIRI,
*alım gücü,
*çeyrek altın,
*banka faizi,
*kredi kartı borcu,
*icra dosyası sayısı,
*pazar alışverişi,
*ucuz et kuyruğu,
*kira zammı....
Hemen hemen her günkü yazılı basının haber metinlerinde ve
görsel basının haber programlarında, en fazla kullanılan tanım ve ifadeler olarak karşımıza çıkıyor.
Yaşlı-genç herkesin adeta ezberine girmiş bu deyimler, tek tek veya birbirleriyle bağlantılı olarak kullanıldıklarında varılan nokta ; ülkenin içinde bulunduğu ekonomik çıkmaz ile vatandaşın mahkum edildiği zor yaşam koşullarıdır.
Her biri yaşamı çekilmez hale getirecek kadar etkilediği bu tanım ve ifadelerin tümünün
milyonlarca kişinin canını fena halde acıtması bir yana ;
aralarında sıkça kullanılan "açlık sınırının altı" değerlendirilmesi ayrı bir eziklik yaratıyor 31 bin lirayı aşmış açlık sınırının altında maaş almakta olan milyonlarca asgari ücretli ile emekli için.
Kendini maddi ezikliğin yanında
açlık deyiminin de manevi ezikliği altında hissetmiş olmak, ayrı bir ağırlık yüklüyor milyonlarca asgari ücretli ile emeklinin omuzlarına.
Kimselerin bilmediği şekilde günlerce yatağa aç girmenin verdiği sıkıntıyı hissetmeyen kişinin,
birilerinin kendisini açlıkla tanımlamasının ezikliğini kaldıramayacağı gerçeğini unutmamak gerek.
Gelin ;
"açlık sınırı" ifadesini kullanımdan kaldırıp, daha yumuşak bir değerlendirme ifadesini getirelim.
SEMİH HOCAOĞLU-MARDİN


