NUMAN ALADAĞ


ATATÜRK'ü ve Cumhuriyeti kuranları Rahmetle anıyoruz

10/Kasım/1938 günü, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Hakkın Rahmetine kavuştuğu gündür.


ATATÜRK'ü ve Cumhuriyeti kuranları Rahmetle anıyoruz

 

Değerli okuyucularımız!

 

10/Kasım/1938 günü, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Hakkın Rahmetine kavuştuğu gündür.

 

Artuklu Haber Ajansı ailesi olarak, Türkiye Cumhuriye'tinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, Hakkın Rahmetine kavuşmasının 82'ci yıldönümünde Rahmetle anar. Ruhu şad, mekanı cennet olsun. "İnna lillahi ve inna ileyhi raciun."

 
Dünya hayatının sonu ve ahiret aleminin ıstasyonu bulunan kabirleri ziyaret, islam dininde meşru olup pek çok faydası vardır. 
 
Sinesinde mü'minle münkiri, iyi ile kötüyü barındıran kabir, iyi kimseler için cennet bahçelerinden bir gülşen; "Riyakar" günahkar kişiler için felaketli bir külhandır.
 
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) hadis-i şeriflerinde: "Kabirleri ziyaretten sizi yasaklamıştım. Artık orayı ziyaret ediniz." buyuruyor. 
 
Kabir ziyaretinde birçok fayda vardır. Onları dile getirmek gerekirse şöyle ifade edilebilir:
 
İnsan, dünya hayatının alayişine (Gösteriş) ve dağdağasına (Gürültü-patırtı) dalınca ahireti unutur gibi olur. Her şeyin bu hayatta başlayıp burada sonuçlanacağını sanır. Bu hale gelmiş bulunan bir kimse, kabir ziyareti sırasında ölümü ve ötesindeki hayatı düşünür ve kendisini fenalıklardan çeker. Bunun için Resulullah Efendimiz, (1) "Kabir size ahireti hatırlatır"  (2). "Dünya içinde zahid kılar" buyurmuştur.
 
Hafız Mevlevi Seyyid Asaf Ali hoca diyor ki: 
"Bastıgımız yerleri toprak diyerek geçme, tanı!
İyi dşün altındaki binlerce kefensiz yatanı."
 
ATATÜRK'ün OKUDUĞU HUTBE:
Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün Balıkesir Zagnos Paşa Camisinde 18/Şubat/1924 tarihinde Okuduğu Hutbe:
 
Atatürk bu Hutbeyi Cuma namazını takiben mimbere çıkarak hazır olan cemaata ve bütün Müslüman Türk Milletine hitaben okumuş. Bu Hutbe: Emekli Albay Hüsamettin Ertürk'ün hatıra defterinden alınmıştır.
 
''Sevgili milettaşlarım, hepiniz bilirsiniz ve kabul buyurmuşsunuzdur ki, Allah birdir ve şanı büyüktür. Bunun için Cenab-ı Hakkın Selamı, sevgisi ve hayrı üzerinize olsun. Peygamber Efendimiz Hazretleri Cenab-ı Hakk tarafından insanlara gerçekleri tebliğe memur Resul olmuştur. O, insanlara feyiz ruhu vermiş ve dinimizde yeryüzünde son din-i mubin olmuştur.
 
İslam dini mükemmeldir. Akli ve mantıklıdır. Arkadaşlar; Cenab-ı Hakk Peygambere mesaisinde iki hane layık görmüştü. Biri kendi ikamet eylediği hanesi, diğeri din işleriyle iştigal buyurduğu Allah'ın evi idi. Kendi hususi işlerini evinde görür, ammenin (Kamu), ümmetin hizmetini de Allah'ın evi olan cami-i şerifte rüyet (Görürdü) eylerdi. Biz de Hazreti Peygamberin usulüne göre inanarak milletimize taallu eden husus için şu Beytullah'ta toplandık. Şimdi Hazreti Allah'ın huzurundayız. Bunu bana kolaylık sağlayan Balıkesir'in dindar ve kahraman insanlarına arz-ı şükran ederim. Çok memnunum ve bu yüzden bu sevaba nail olacağımı da ümit ediyorum.
 
Efendiler, camiler biribirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. İbadet, din ve dünya için neler yapılması geldiğini düşünmek için yapılmıştır. Millet işlerinde her fert başlı başına bir hizmet ifa etmelidir. Bizde burada din ve dünya için, istiklal ve istikbalimiz için neler yapılmak geldiğini konuşacağız. Ben yalnız kendi düşündüklerimi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşündüklerini anlamak istiyorum. Amal-i milliye yalnız bir şahsın düşünmesinden değil, bilimum efrad-ı milletin arzularının, elemlerinin muhassalasından ibarettir. 
 
Efendiler, hutbe demek nasa hitap etmek demek, yani söz söylemek demektir. Hutbeyi irad eden hatiptir. Hazreti Peygamber (s.a.s.) olsun, Hulafa-i Raşidin Efendilerimiz bulunsun hutbeyi bizzat okuyarak (İrad) buyururlar ve günün meselelerine temas ederlerdi.
 
Minberler halkın dimağları, vicdanları için bir memba-ı feyz ve kudrettir. Fakat böyle olabilmesi için minberden akseden sözün anlaşılması gündeme mutabık olması gerekmektedir. Velhasıl yapılacak işler atılacak mühim adımlarımız vardır. Şimdi niçin layıkız sualine geliyorum:
 
Büyük Millet Meclisi ve onun anayasası fertlerin dinini tanımakta, onlara serbestçe ibadet hakkı vermektedir. Bunun dışında bir de devletin dini bir siyaset takip etmesi ve idaresi altındaki anasırın vicdan hürriyetlerine maddeten de olmasa manen baskı yapmasını istemek, takdir buyurursunuz ki, aklen ve mantıken doğru olmaz.
 
İşte bunun için laisizmi yani din ile dünya işlerinin biribirinden ayrılmasını talep ettik..'' okuduğu hutbe budur.
 
Atatürk'ün, Kur'an-ı Kerim ve İslam dini hakkında ki sözleri: ''Bizim dinimiz, ulusumuza değersiz, uyuşuk ve aşağı olmayı tavsiye etmez. Aksine Allah da Peygamber de insanların ve ulusların değer onurunu korumalarını emrediyor.''  diyor. 1923
 
''Dinsel düşünce ve inançlara saygılı olmak, öteden beri doğal ve genel bir anlayıştır. Bunun tersini düşünmek için neden yoktur.'' 1924
 
Atatürk'ün okuduğu hutbe, sözleri ve Kur'an-ı Kerimin mealini esas alarak, Müslümanlığa ne kadar önem verdiği ortadadır: Ay-Yıldızlı Şanlı Türk Bayrağının dalgalandığı topraklarda yaşayan İslam alemi olarak, bu vesile ile Atatürk'ü daha yakinen tanıyıp, daima rahmetle analım.
 
10 Kasım 2020 Salı günü, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Türkiye Cumhuriyeti'ni kuranları ve cümle vatan şehitlerini rahmetle anmak ve Müslüman Türk Milleti'nin, kendi bilgileri dahilinde Kur'an-ı Kerim okuyup, ruhlarını şad etmeliyiz.
 
Kabristanlıklara girince, okunacak selam ve dua: "Esselamü aleyküm ehled diyari minel mü'miniyne vel müslimiyne ve inna inşaallahü biküm lelahikun es'elüllahe lena ve lekümül afiyete."
MANASI: Bu hadis-i şerif mezarlıkta yatanlara selam vermenin meşru olduğunun delilidir.
 
Türk İslam kültürü ve geleneklerini esas alarak, daima Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan akşam, Kur'an-ı Kerim okuyup dua ederek atalarımızın ve cümle vatan şehitlerinin ruhunu şad etmeyi alışkanlık haline getirelim.
 
Konumuzla ilgili bu bilgiler, dini-milli ve tarihi konular bir hatırlatmadan ibarettir. Bu konuların önemine Türk İslam dünyası olarak, sahip olmak ve onları gelecek nesillere en değerli miras, Türk İslam ahlakı-kültürü ve gelenekleridir.
 
Unutmamalıyız ki: Müslüman Türk Milleti olarak, gelecek nesillere daima Rahmetle anılabilecek miraslar bırakmalıyız. Rahmetle anılmaktan daha büyük miras olur mu?
 
Milli varlığımız bakımından önemi çok büyük olan dini-milli bayramları kutlarken, tarihi şahsiyetlerimizi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü unutmuyor;  ölüm yıldönümü münasebeti ile Rahmetle anıyor. Bu duygu ve düşüncelerle, Ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü, insanlık tarihine ve insanlığa hizmet etmiş ve bu uğurda canlarını feda eden cümle Vatan şehitlerimizi de Rahmet, Gazilerimizi minnetle anar. Hasta ve yaralılara acil şifalar dileriz.
 
HUTBE'NİN KAYNAKÇASI:
Dini hitabet dersleri ve mesleki uygulama.  6 Baskı. Yazar: Ahmet Yüzendağ 30/03/1964
Dua'ların kaynakçası: Hafız Mevlevi Seyid Asaf Ali