RIDVAN AYDEMİR


DİJİTAL DÜNYANIN DİJİTAL ÇOCUKLARI

Gözümüz gibi koruduğumuz evlatlarımızda, küçük yaşlardaki çocuklarımızda teknoloji ve bilişime bağımlılık ciddi şekilde arttı.


DİJİTAL DÜNYANIN DİJİTAL ÇOCUKLARI

 

Gözümüz gibi koruduğumuz evlatlarımızda, küçük yaşlardaki çocuklarımızda teknoloji ve bilişime bağımlılık ciddi şekilde arttı. Yeni yetişen tüm nesillerin dijital ekrana bağımlılıkları tehdit altında. Dijital bağımlılıkla birlikte çocuklar ve yetişkinler, günlük yaşantının sorumluluklarından ve gerçeklerinden uzaklaşarak televizyon, akılı telefon, internet vb. karşısında daha fazla zaman geçiriyor.

 

Dolayısıyla ekran bağımlılığının günlük yaşamdan, aileden, arkadaşlardan ve gerçek hayat yaşamından kopuk bir şekilde olduğuna şahit olabiliyoruz. Dijital bağımlılık sanki hayatımızın olmazsa olmazlarından biri haline geldi. Makale, dergi, kitap okuma alışkanlığı hayatımızdan yavaş yavaş kalkıyor. Okumaktan ve araştırmaktan uzaklaşan nesil, insandan da uzaklaşıyor. İnsanların sizden uzaklaştığını fark edince işte o zaman felaket de başlıyor. Teknoloji ve bilişim devrindeyken çocuklarımızı bu alandan tamamen uzak tutmak mümkün olmayabilir ama aileler bunun zamanını belirleyebilir. Çocuk üzülmesin ve ağlamasın diye hemen eline cep telefonu tablet veriyoruz. Küçük yaşlarda çocuklarımızın beyinlerinin çok hassas olduğunu unutuyoruz. Sanal bir hayat yaşayan çocuklarımızın gerçek yaşamın içerisine uyumunun sağlanması da zaman alabilir. Aksi takdirde kendi içine kapanan çocuklarımız, sanal alemin içerisinde kaybolup giderken bizler onları seyretmekten ileri geçemeyiz.

 

Çocuklarlarımız oyuncak ile vakit geçirmekten ziyade dijital ortamla daha çok oyalanıyor. Örneğin, dünya üzerinde kaç milyar insan akıllı telefon kullanıyor Cevaben 3-4 milyara yakın insanın akılı telefon kullandığı söyleniyor. Bu çok ciddi bir rakam. Erişimin dünya üzerinde artması ile akıllı telefonlar daha sık kullanılıyor. Mobil oyunlar her geçen gün daha yaygın hale geliyor. Bunun sebebi insanların akılı telefonlara kolay erişmesi. Bir de mobil oyunların belli bir yere kadar ücretsiz olması gençler için kullanılırlığı da cazipleştiriyor. Dünya genelinde Corona virüsü etkisinin devam etmesi sebebiyle insanlar evlerine kapandı. Binlerce kişi evdeki vaktini makale, kitap okuma, bilimsel araştırma veya ailesiyle yakından ilgilenme yerine tercihlerini sanal mobil oyunları oynayarak geçirmekteler. Bunun ciddi bir şekilde dijital oyun platformlarına da yansıdığını görebiliyoruz. Gün geçtikçe hayran kitlesini peşinden sürüklemeye devam ediyor. Dünya geneli 2020 yılının sonundaki verilere bakılırsa bazı mobil oyunları indirme seviyeleri milyonları geçmiş durumda, hal böyleyken dünya üzerindeki nesil için bir felaket… Ve bizler birçok şeyin farkında olmadan günlük yaşantımıza devam ediyoruz. Burada sadece anne-baba aile olmak ile sınırlandırılacak bir yapı değildir. Annelik ve babalık çok kolay bir makam değil. Anne baba olan ailelerin bu nokta daha dikkatli olmaları gerekiyor ve çocuklarıyla geçirdiği zamanı daha sağlıklı ve eğitici şekilde geçirmeli.

 

Çocuklarımızla ne kadar ilgilenebiliyoruz? Yeteri kadar sorunlarına çözüm bulabiliyor muyuz veya anlayabiliyor muyuz onları? Bu soruyu ebeveynlerin kendilerine sorması gerekir. Ellerinden tutamadığımız çocuklarımızı dijitalizme, sanal mobile kurban ederek kaybetmekteyiz. Evlatlarımızla beraber geleceğimiz de kaybolmakta. Bizler biliyoruz ki birileri geleceğimiz olan çocuklarımız ile oynamaya başlamış, onları etkisiz hale getirmek için var gücüyle çalışırken, bizler de bu durumun karşısına da sessiz kalmayıp gerekeni yapıp ekrana bağımlı robotlaştırılan nesillerimizi kurtarmak zorundayız. Ebeveynler olarak üzerimize düşeni fazlasıyla yapmak mecburiyetindeyiz.