METİN AKGÜN


Ne Kadar Farkındayız?

Bir milletin gerçek gücü; sahip olduğu yer altı ve yer üstü zenginliklerinde değil, yetiştirdiği insan kaynağında gizlidir.



Ne Kadar Farkındayız?

 

Bir milletin gerçek gücü; sahip olduğu yer altı ve yer üstü zenginliklerinde değil, yetiştirdiği insan kaynağında gizlidir. Bu kaynağın en kıymetlisi ise hiç kuşkusuz çocuklarımızdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “İstikbal Göklerdedir” sözü kadar, çocuklara duyduğu güven de bugün hâlâ yolumuzu aydınlatmaktadır. Peki, istiklal ve istikbalimizin teminatı olan çocuklarımızı gerçekten hayata hazırlıyor muyuz?

 

Her fırsatta; “Çocuklar Bizim Geleceğimizdir” diyor, hatta cihana haykırıyoruz
Peki, bu sözü tekrar etmemiz, sorunu ne kadar çözüyor?

Bu sözü slogan haline getirmemiz, çocuklarımızın geleceğimizin teminatı olmasına yetiyor mu?

Yarına dönük düşündüğümüzde, omuzlarımıza yüklenen sorumluluklarımızı, bu yoldaki görevimizi yerine getirmiş oluyor muyuz? Asıl soruyu sormaktan çoğu zaman kaçıyoruz: Çocuklarımızı gerçekten hayata mı hazırlıyoruz, yoksa sadece sınavlara mı?

 

Bugün çocuklarımız bilgiye çok kolay ulaşıyor; ancak bilgeliğe ulaşmakta zorlanıyor. Ezberleyen ama sorgulamayan, konuşan ama dinlemeyen, bilen ama hissetmeyen bir nesil yetişiyor… Farkında mıyız?

 

İstiklal ve istikbalimizin emin ellerde olması, teminat altına alınması, bu neslin kazanımlarıyla doğru orantılı değil mi? Bugünü değerlendirdiğimizde, bir şeyleri gözden kaçırıyoruz sanırım. Unutmamalıyız ki; istiklalini koruyan milletler, sadece aklı güçlü bireyler değil; vicdanı diri, ahlakı sağlam insanlar yetiştiren milletlerdir.

 

Günümüz dünyası, sadece bilgiye sahip olmayı değil; bilgiyi kullanabilen, sorgulayan, üreten ve ahlaki değerlerle donanmış bireyler yetiştirmeyi zorunlu kılıyor. Ancak çocuklarımız çoğu zaman sınavlara, notlara ve yarışa sıkıştırılmış bir eğitim anlayışıyla büyüyor. Hayata hazırlanmak; yalnızca akademik başarıyla değil, karakter eğitimiyle, değer bilinciyle ve sorumluluk duygusuyla mümkündür.

 

Akademik başarı yüceltilirken; adalet, sorumluluk, empati ve vatan sevgisi çoğu zaman ikinci plana itiliyor. Oysa istiklalini koruyan milletler, yalnızca bilgili değil; karakterli nesillerle ayakta durur. Unutmamalıyız ki: diploması olan ama vicdanı gelişmemiş bireyler, geleceği taşıyamaz.

 

 

Bir çocuğun hayata hazırlanması; test kitaplarının sayfalarında değil, yaşadığı değerlerde gizlidir. Paylaşmayı bilmeyen, adaleti içselleştirmemiş, sorumluluk almaktan kaçan bireyler; ne kadar donanımlı olursa olsun, toplumu ileriye taşıyamaz. Unutmamalıyız ki; başarıyı yalnızca notlarla ölçtüğümüz sürece, insan olmanın erdemlerini yok sayarken, yaratılanların en şereflisi olmasının temel kriterlerinden uzaklaşmasına sebep oluruz. Bu uygulamaya devam etmenizin, eğitim sürecinde insan olma sürecini ihmal etmemizin doğal sonucu olacaktır insanı imha etmemiz

 

Bir çocuğa matematik öğretmek elbette önemlidir; fakat ona adalet duygusunu, empatiyi, vatan sevgisini, bayrak sevgisini ve insan onuruna saygıyı kazandıramıyorsak eksik kalıyoruz. Teknolojiyi kullanmayı öğretirken, onu doğru ve bilinçli kullanmanın yollarını da göstermemiz gerekiyor. Aksi hâlde bilgi, fayda yerine zarar üreten bir araca dönüşebiliyor.

 

Ekranların çocuklarımızı kuşattığı bir çağdayız. Teknoloji bir imkân mı, yoksa bir tehdit mi olacak; bunu belirleyecek olan da yine bizleriz. Çocuğun koluna dijital bir saat takıp, eline bir tablet, akıllı bir telefon verip onu “çağa uyum sağlıyor” diye teselli etmek çok kolaydır. Bu teknolojinin eline verilen çocuklarımızın bu teknolojiyi nerede, nasıl, niçin kullanıyor farkında mıyız? Unutmamalıyız ki; çocuklarımızı hayata hazırlama sürecinde zor olan; rehberlik etmek, sınır koymak ve doğru model olmaktır.

 

Aileler, eğitim kurumları ve yöneticiler olarak kendimize dürüstçe bakmalıyız. Çocuklarımızı sadece meslek sahibi bireyler olarak mı görmek istiyoruz, yoksa bu ülkenin yarınını omuzlayacak şahsiyetli insanlar olarak mı? Çünkü istikbal, ancak karakterle güvence altına alınır.

 

Aile, okul ve toplum… Bu üç sacayağı sağlam olmadıkça, çocuklarımızın sağlıklı bir gelecek inşa etmesi zorlaşıyor. Ailede sevgi ve güvenle büyüyen, okulda kendini ifade edebilen, toplumda değer gördüğünü hisseden çocuklar; yarının güçlü, özgüvenli ve sorumluluk sahibi bireyleri olacaktır. Çocuklara sadece “başarılı ol” demek yetmez; onlara “İyi İnsan Ol” demeyi de ihmal etmemeliyiz.

 

Unutmayalım:
Çocuklarımızı ihmal ettiğimiz her alan, gelecekte karşımıza telafisi zor bir sorun olarak çıkacaktır.


İstiklalimizi geçmişte kahramanlarımız korudu; istikbalimizi ise bugün yetiştirdiğimiz çocuklar koruyacak.

 

Bugün attığımız her adım, yarının Türkiye’sini şekillendiriyor. Çocuklarımızı hayata ne kadar iyi hazırlarsak, ülkemizin istiklalini o kadar sağlam, istikbalini o kadar aydınlık kılarız. Unutmayalım; çocuklarımız bizim geleceğimiz değil, geleceğimizin ta kendisidir.

 

 

METİN AKGÜN-ELAZIĞ