“TANITMA FUARI”"TANIŞMA FUARI" DEĞİL
Son iki yazıyı, iki değerli arkadaşın değişik konulardaki paylaşımları ile ilgili yazmıştım.
Bugünkü yazı da,
bir başka değerli kalemin bir müddet önce Mardin'in EMİTT Fuarına katılmayışı ile ilgili yaptığı değerlendirme yazısı bağlamında olsun istedim.
Mardin konusunda yazdıklarını ilgiyle izlediğim Sevgili Seyfullah Atçı, Mardin'in 5-7 Şubat tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezinde yapılan Uluslararası 29. EMİTT Fuarına katılmayışı konusundaki eksikliğe değinerek önemli değerlendirmelerde bulunmuş.
*"Sürdürülebilir marka yönetiminin sadece sembolik söylem ve figürlerlerle değil, kurumsal temsille desteklenmeli"
*"Böylesine ciddi fuarlarda yer almak sadece ziyaretçi çekme kapasitesini değil, aynı zamanda ekosistem içindeki konumu da güçlendirir"
*"Bu fuarlara gerektiği şekliyle katılmamak algı kaybı yaratır, rakip destinasyonların öne çıkmasına neden olur"
*Böylesine fuarlarda yer almamak sadece bir katılım eksikliği değil, stratejik görünürlük açısından bir eksikliktir" şeklindeki altı çizilecek değerlendirmelerde bulunurken ;
geleceğini büyük ölçüde turizmde arayan Mardin'in, bir türlü algılayamadığı bu gerçekleri göz ardı etmekle çok şeyler kaybettiğini gözler önüne sermiş oldu.
Tanıtım konusunda şimdiye kadar izlenen yol ve gelinen noktaya bakıldığında, Mardin'in EMİTT Fuarına katılmayışını bir eksiklik, bir kayıp olarak görmüyorum. Zira bugüne kadar "katılmış olmak için katılım sağlamış olmaktan" öteye gidememiş bir anlayışın Mardin turizmine vereceği hiçbir şey yoktur.
Bir yol haritası belirlemeden, katılımcılıktan uzak, sadece "ben bilirim" mantığıyla yapılan hiçbir etkinliğin amacına ulaşamayacağı gerçeği görülmediği müddetçe, bugüne kadar yapılmış her tanıtım etkinliğinde görüldüğü gibi
"tanıtım fuarı" ;
*birbirini uzun süredir görmemiş olanların görüşme alanı,
*tanışma ortamları,
*belirli kişilerin ön plana çıkma platformu,
*siyasi şov mekanı,
*katılımcı ticari firmaların reklam alanı olmaktan öteye gitmedi.
Bu gibi ciddi organizasyonların önemini kavrayıp ; katkı sunacak kültürel birikime sahip kişilerin, sivil toplum örgütlerinin de aralarında olacağı komisyonların belirlenecek yol haritası çerçevesinde uzun vadeli çalışmalarıyla ancak katılım sağlanabileceği gerçeğini görmek lazım.
İki yıldır İstanbul'da yapılan Mardin Tanıtım Günleri etkinliklerinde görülen eksik ve yanlışlıklar ; büyük bir bütçeyle hazırlanmış, çocuk ve gençlere yönelik animasyon ile müzik ve görsel gösterilerden başka şeyin bulunmadığı, içinde ne Mardin'in ne kültürün yer almadığı sözde Mardin Kültür Yolu Festivalindeki fiyasko unutulmadan yeni bir tanıtım vizyonunu şekillendirmek lazım.
Tıpkı ;
kaç senedir amatör bir ruh ve profesyonel bir anlayışla gerçekleştirilen, yurt içi ve yurt dışından yüzlerce entellektüelin, eğitimcinin ve medya kuruluşunun katılım sağladığı, bana göre Mardin'i hem ulusal hem uluslararası düzeyde en iyi tanıtmayı başarmış Mardin Bienali gibi...
Semih HOCAOĞLU-MARDİN
6 Mart 2026


